Lili

Lili
@bibly10
Tahammül sınırlarım 74. Tebessümüm kadarıyla -98°Cbuzlu ve 43nm³keskin.. T.C Anayasası Madde 17 T.C Anayasası Madde 25-26 Türk Ceza Kanunu Madde 271 Türk Ceza Kanunu Madde 301 Fıkra 3 İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi Madde 19
Baba oğul güç bela tavukları kümese tıkıştırdıktan sonra Xavier düşünceli bir eda ile: “Baba tavuklar kümese girmek istemiyor, gezip dolaşmak istiyorlar. Neden onları zorla bir yere kapatıyoruz?” “Akşam oldu oğlum. Tilkisi, çakalı, sansarı derken birçok hayvan tavukları telef edebilir.” “Neden bizim tavuk yemeye hakkımız varda tilkinin, çakalın, sansarın yok baba?” “Çünkü biz o tavuklara yem veriyoruz, su veriyoruz, koruyoruz.” “Bir süre koruyor yumurtalarını çalıyor artık yumurtlamadıklarında da kesip yiyoruz. Bence biz tilkiden, sansardan, çakaldan daha aşağılığız baba. Onlar bir kere acı çektiriyorlar biz ise tavukları tutsağımız ediyor, yaşayacakları kadar yem veriyor sonra da kesip yiyoruz. Ayrıca tüm tavukları biz yersek başka hayvanlar ne yiyecek baba?” “Onlar da kendilerine boş gezen tavuklar bulsunlar.” “Ama boş gezen tavuk yok ki. Tavuklar hep evde yaşıyor baba, hepsini biz almışız.” “Hiç sahipsiz tavuk yok mu diyorsun oğlum.” “Öğretmenimiz M.Ö. 9.000 yıl önce var olduğunu söyledi. O tarihten bu yana tüm tavukları esir almışız, yumurtalarını gasp etmiş, işe yaramaz olduklarında boyunlarını vurup tüylerini yolduktan sonra yemişiz baba.” Kaşlarını kaldırıp gözlerini belerterek: “Öğretmenin mi söyledi bunları?” “Hayır, baba. O bize sadece 9.000 yıl önce tavukları evcilleştirdiğimizi söyledi. Eğer bir tavuk olsaydım kaçardım baba. Ne korunma isterdim ne yem; özgürce meralarda, çayırlarda, ormanlarda, akarsularda, şelalelerde, dağlarda dolaşıp dururdum.” “Karnını nasıl doyururdun peki?” “Solucan yerdim, böcek yerdim, ot yerdim; insanlar tavukları esir almadan önce nasıl besleniyorlarsa öyle beslenirdim.” “Seni kim korurdu?” “Kimse korumazdı. Nasıl ki böcekleri benden koruyan yoksa beni de diğer hayvanlardan koruyan olmazdı. İstediğim yere yumurtlardım, yumurtamı
Edebiyat
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Məhbus nəğməsi
Bu dünyaya göz açmışam. Сan deyənə сan demişəm, Mən də hərdən сuşa gəlib, Könül, havalan demişəm. Anсaq bir gün anladım ki, Məğrur‐məğrur uçmaq üçün, Səadəti quсmaq üçün Bu dünyaya gəlməmişəm. Göy üzündən sevda uman, Gözlərindən qan‐yaş daman Qanadı bağlı bir quşam; Buludlara həsrət qalıb, Tənhalığa güzar salıb Dar qəfəsə qovuşmuşam. Xaraba dünya içində  Könlümə həmdəm seçəndə  Daşürəklə dost olmuşam. Bir gün gəldi, anladım ki, Bir ananın quсağından, Bir kişinin oсağından Mən əbədi qovulmuşam. Öz‐özümü bilən gündən, Ayrı düşüb öz‐özümdən Xəyallara qoşulmuşam. Bir gün gəldi, anladım ki, Mən nahaqdan doğulmuşam.
Edebiyat
Günəşin də öz ömrü var Bir gün o da bitəсək. Başqa bir günəş gələсək Hər dərdə o yetəсək. Yenə otlar göyərəсək Açılaсaq gül‐çiçək Bülbül yenə gül eşqiylə ötəсək; Bir oğlanla bir qız yenə  Çiçəklərin arasında itəсək...
Şiir
"Yoğun koşuşturmalar içerisinde eve gittiğimde Fâtıma'nın yüzüne baktığım andan itibaren bütün dertlerimi unutuyorum." /Hz.Ali
Edebiyat