“Kanuni” lakabını kanun yaptığı için değil, şer’î ve örfî kanunlara titizlikle
uyduğu için alan Sultan Süleyman, ağaçlara zarar veren karınca sürüsünü
öldürmekte günah olup olmadığını şeyhülislama soracak kadar dikkatli ve
şefkatli bir padişahtır.
Olay şudur...
Kanuni Sultan Süleyman, sıcak bir yaz günü hasbahçede dolaşırken, bazı
ağaçların karınca istilasına uğradığını gördü.
Hemen yanındakilere emretti:
“Kireç suyu döküp karıncaları öldürün, yoksa bütün ağaçları
mahvedecekler...”
Anında kireç eritildi ve getirildi. Tam ağaçlara dökülecekken Kanuni’nin
aklına bir soru takıldı:
“Acaba günah mı işliyorum?” Hemen “Bekleyin” talimatı verdi.
Ardından kâğıt kalem isteyip, Şeyhülislâm’a şiirsel bir soru sordu:
“Dırahtı ger sarmış olsa karınca,
Zarar var mı karıncayı kırınca?”
Yani, ağaçlara zarar veren karınca sürüsünü öldürürsem günahkâr olur
muyum?
Şeyhülislâm Efendi de şair ya, aynı vezin, aynı kafiye ile cevap yetiştirdi:
“Yarın Hakkın divanına varınca,
Süleyman’dan hakkın alır karınca!”