Yusuf Biçer

Puan vermedi·196 syf.··
2021 23. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2021 21:05
Farklı türde kitaplar okumaya çalışıyorum. Hiç denemediğim türde kitaplara şans tanıyorum ki kendimi keşfetmekten geri kalmayayım. Bu kitabı da onun için okudum. Yazarın kendi tecrübe ve birikimlerini aktardığı çıkarımları barındırıyor. Ancak çok fazla spesifik bir şey yok. Zaten bilinen çıkarımlar genelde. Katkısı buna rağmen oldu illaki bu kitabın. Çok fazla bi katkıdan söz etmek mümkün değil tabi. Bi roman okumanın zevkini de alamayınca zaman ikamesi için iyi bir tercih miydi acaba diye düşünmedim değil. Tamamını okumadan önce içerisinden birkaç bölüm okumakta fayda var. Bir şey katacağını düşünürseniz okursunuz yoksa az önce bahsettiğim bir romandan alınacak tadı da barındırmadığından zaman kaybı olarak gelebilir.
Hatasız Düşünme SanatıRolf Dobelli · Ntv Yayınları · 20131,047 okunma
Reklam
8/10
·184 syf.··
2021 19. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 23 Mart 2021 03:42
Sürükleyici bir eser mi arıyorsunuz? Yüzbaşının Kızı bu yöndeki ihtiyacınızı karşılayacaktır. Düzyazı türünde yazılmış olması akıcılık açısından etkili oldu, Pyotr Anreyiç’in olay akışında süzülüşü ise kitabın yağ gibi akıp gitmesine ve böylelikle kısa sürede bitmesine sebep oldu. Biraz bahsetmek gerekirse kitabın ana karakteri ( Pyotr Anreyiç ) 17 yaşında bir soylunun oğludur Tesadufleri de bolca barındıran hikayesi özünde bir aşk ve savaş (isyan) barındırmakta. Aşkın adı Marya İvanovna’dır. Marya’ya kavuşmak aklının sürekli bir tarafında durur. Kitabın sonuna kadar süren ona kavuşma çabası ve sondaki fedakarlık aşkın gücünü ortaya koyuyor. İsyanın başında da Yemelyan Pugaçov vardır, amacı ise çar olmaktır. ( Bu isyan Osmanlı ile savasildigi için ilgilenilememis olmasından dolayı büyümüş ancak küçük kaynarca’dan sonra çariçe tarafından tüm isyancılar yakalanilarak idam edilmiştir. ) Pugaçov soylulara öfkelidir ve kimilerin sefil olmasina karşı soyluların bencilliği, bonkör olmaması bu öfkenin temelini oluşturur. Ancak bizim Pyotr Anreyiç’e de bir o kadar sevgi ve saygı besler, sebebi ise bir tesadüfe dayanır. Hikaye kısmına pek girmeden konuyu kapatıyorum. Peki bu sürükleyici eser bana ne kattı? İşte bu konuda kitaptan puan kırma sebebime değineceğim. Çünkü yeteri kadar şey katmadigi kanaatindeyim. Bir parça bilgi birikimim artmış olabilir ancak onun haricinde yeni bir bakış açısı kazanamadım. Tabi bunların subjektif bir değerlendirme olduğu konusuna vurgu yapmak istiyorum. Şayet kitaptan sonra hayatı değişmiş birileri de olabilir, neden olmasın : )
Yüzbaşının KızıAleksandr Puşkin · Karbon Kitaplar · 202036,8bin okunma
10/10
·80 syf.··
2021 16. kitabı
Kesinlikle ve kesinlikle ivan ilyiç'in ölümüne tanıklık etmeden önce ölmeyin. Hoş buna tanıklık etmek değil eşlik etmek desek daha yerinde bir tabir olur. İnanın öyle bir etkisi altında kaldım ki, kitabı okuduğum gün ruhumda acı verici bir karıncalanma hissettim. Tabi bu kamyon çarpmışa dönme durumum, hemen öncesinde okuyup sindirdigim kitaplarla da alakalı. Söyle söyleyeyim bir hafta öncesinden Yeraltından Notlar'ı okudum bir gün öncesinde de Nasıl Ölünür'ü. Yeraltından Notlar zaten beni bir boşluğun içine çekmişti. Yani bu kitabı okumaya başlamadan önce karanlık bir kuyudan düşüyordum. Bu kitap ile de en azından boşluktan kurtulur ve nihayet zemine çakılırım sanıyordum. Ancak ivan ilyiç'in ölüm döşeği onun ölümüyle birlikte bana miras kaldı. İnanın bu zemine cakilmaktan çok daha öte. Emile Zola'nin Nasıl Ölünür? adlı kitabını bir gün öncesinde okumuştum. O da kısa bir kitap ve içinde 5 tane farklı ölüm döşeği hikayesi var. Yani ivan ilyiç benim için 6. ölüydü. Yaşamın anlamını ömür boyu ararız, bulduğumuzu sanarak yaşarız. Ancak ölümün üzerine çöktüğünü hissedince yanilgidan ibaret olduğunu anlarsanız bu size nasıl bir acı verir? Ömür boyu mutluluklar peşinde koşarız. Dostlar ediniriz. Ötesinde bir ailemiz vardır ki her şeyimizi onların üzerine kurarız. Ancak tüm hayatınızın yanlış bir mutluluğa bagladigimizi, son birkaç günümüz kaldığı günlerde anlasak.. Peki ya kariyerimizde yükselmek ve daha çok para kazanmak için, birilerinin yoluna taş koymak pahasına bir koşuşturmaca hayat yaşadığımızı ancak gerçek manada hiç yaşamadığımızı ölüm döşeğinde kavrasak.. İşte tüm bu hayatın anlamına dair acımasız yanilgilarin gömülü olduğu yer ivan ilyiç'in ölüm döşeği. Ayni zamanda ölümü kabulleniş evresinin sancıları da ruhumu yırtan düzeyde bir etki bıraktı bende. Kitaptan bir
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Karbon Kitaplar · 201861bin okunma
Puan vermedi·77 syf.··
2021 17. kitabı
Adında koğuş varsa hikayesi güzeldir diyerek bir yanılgıya kapılmayın zira bu kitabın hikayesinden ziyade felsefesi güzel. Hatta beni bu şekilde sarsmasına bakacak olursak güzelden öte bir tabir kullanmak daha adaletli olur. (Kitapların isimleri bende önyargıya yol açıyor, buna engel olamıyorum. Az önceki uyarıyı yapma sebebim de budur.) Çehov doktorluğu bırakmış bir yazardır. Altıncı koğuşta ise bir doktorun akıl hastası olan Dmitriç ile felsefi diyaloglarına eşlik ediyoruz. Öncelikle Dmitriç'in bu koğuşta bulunma sebebinden bahsedeyim. Dmitriç okuyan, kültürlü birisidir. Ancak bir gün karşısından gelen polislerin onu almaya geldikleri kuşkusu, bir başka tomar halinde kuskuyu doğurur. Sonuç, paranoya. Doktor ise bu kitapta deney maymunu gibi, tabi Çehov'a göre. Bunu da kendimce metaforlarla şöyle izah edeyim, kitabın başında bu karakter denize hiç girmemiş ama hakkında birçok kitaptan fikir edinmiştir. ( konu deniz falan değil ben basite indirgemek için bu şekilde örneklemeyi tercih ettim). Ancak Dmitriç'in ona denize girmeden deniz hakkında atıp tutmanın kolay olduğu tarzında söylemleri ile doktorun düşünsel temelini sert bir biçimde sarsar. Doktor kendini sorgulama girdabının içinde bulur. Doktor koca kasabada aklı başında, karşıt argüman üretip onu altüst eden bir kişiye denk gelmiştir. Bu kişi ise akıl hastanesinde paranoid bir hastadır. Adı Dmitriç. Nitekim doktorun stoaci fikir adamlarından örnekler vererek savunduğu görüşler, sert kayaya çarpmıştır. Kitabın başında tırtıl olan doktor kitabın sonunda bir kelebektir. Dönüşüm sancılı bir şekilde tamamlanmıştır. Doktor nihayet acı çekmiştir. Bu girdabın içine yalnızca doktor girmedi tabi. Çehov'un deney maymunu bizdik. Kitabın başında doktorun düşünsel temeli, bana da hitap etmişti. Ancak Dmitriç bu temele
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Karbon Kitaplar · 201887,2bin okunma
5/10
·85 syf.··
2021 15. kitabı
İçinde toplam 6 kısa öykü barındıran bu eser, dönemini güzel yansıtmış. İçindeki öykülerden tamamen zaman kaybı oldu dediğim olsa da 3 öyküyü gerçekten beğendim. Asansör, Ahlak Humması ve Misafir okunmaya değer diye düşünüyorum Ancak diğer öykülere pek ısınamadım, zaman kaybı olarak değerlendirdim. Kitaba da ismini veren Melek Sanmıştım Şeytanı için idare eder diyebilirim ancak bunların dışında kalan 2 öykü hiç hoşuma gitmedi. En beğendiğim ise Asansör oldu. Hatta kitapta Asansör olmasaydı beni hiç tatmin etmemiş bir kitap okumuş olacaktım. Hoş şimdi de pek tatmin olduğum söylenemez. Ahlak Humması, evlilikte kadın ve erkeğin rolü konusunda yalnız o dönem için değil günümüz için de ders niteliğinde. Asansör de aynı şekilde günümüze ışık tutar. İçinde günümüze kadar ulaşan acıyı ve kederi barındırıyor.
Melek Sanmıştım ŞeytanıHüseyin Rahmi Gürpınar · Karbon Kitaplar · 20161,337 okunma
Reklam