Sıradan görünen bir yolculuk.
Hafiften senkronize olarak her yönden gelen horultu sesinden anlayabildiğim kadarıyla yarısı uyuyan yolcular ve benim gibi yolculuğu açık gözlerle bitirmeye ant içmişcesine uyanık bir kaç kişinin fısıltısıyla sıradan , sıkıcı görünen bir otobüs yolculuğu.
Otobüsün arka kısmında , yanımda koltuğuma kadar taşarak beni tere boğan boğum boğum iri kolları ve bacaklarıyla orta yaşın biraz üzerinde yanağındaki koca beni ve onun üzerinde her göz göze geldiğimizde bana selam çakan bir adet kıl ile yolculuğun başından bu yana gülümseyen , konuşkan, oldukça konuşkan teyzeyle beraber yaptığımız sıradan mı sıradan bir yolculuk.
O rahatsız olmasın diye camla adeta bütünleşip akraba olduğum, otobüsün zangırdayan camında top misali seken başımı, bana ailemin kütüğüne kadar sorduğu sorulardan birinde gına gelip ağır çekimle yumuşacık görünen omzuna doğru bırakıp havasızlıktan boğulduğumu hayal ettiğim bir yolculuk.
Yanındaki bavulumsu çantadan sihirbazın sihirli şapkası misali her dakika çıkardığı başına kadar dolu ve sıcaktan kıvamı değişmiş sarmaları, börekleri ve en son plastik kabı açtığı gibi tüm otobüse kokusu yayılan hamsili ekmeği tüm ' valla billahi aç değilim ,gözüm kör olsun açsam ' diyerek savuşturma çabalarıma rağmen bana elleriyle yedirdi.
En son sanıyorum ki gözlerim kaymaya başladığı an öleceğimden korkup kapattı çantasını.
Şimdi de yediklerinin ağırlığı basmış olmalı , otobüsün her manevrasında sallanan kafası koltuğun başlığından üzerime ne zaman düşer diye tetikte beklerken ben, kendisi bilmem kaçıncı rüyasını görüyordur.
Tişörtümün kolunu hafifçe yukarı sıyırıp içi hafifçe nemlenmiş saatime göz atıyorum.
Muhtemel gündüz yine bu saatlerde bitecek yolculuğun uzunluğu canımı iyice sıkıyor.
Otobüs yavaşlamaya başladığı an gözlerim
Sorulan her şeye cevap veren, bulduğu her şeyi yorumlayan, bildiği her şeyi dile getirenin bu durumunu, cehaletinin delili kabul et.
Ataullah İskenderi