Bigâne.

"Cemiyet çiftçi gibidir, ne ekerse onu biçer. Mâdemki dikenden hoşlanmıyoruz, o halde buğday ekelim, yulaf, arpa ekelim.. Fakat kendi elimizle diken tohumu ektikten sonra çıkan mahsûle kızmak bize yakışmaz.."
Sayfa 84·Kitabı okudu
Reklam
Harikulade.
"Vakit vakit kendimi denize bıra­kılmış bir sepete benzetiyorum. Şüphe ve tezatlarla delik deşik olan vücudum, denize garkolunca, oh, de­niz oldum artık! diyorum. Fakat vaktâ ki bir el, sahile bağlı olduğum ipi çekiyor ve beni taşların, kayaların üstüne fırlatıyor, işte o zaman gene sepetliğim meyda­na çıkıyor, bomboş kalıyorum."
Sayfa 83·Kitabı okudu
"Bir kimse ilim sâhibi olur, âlim deriz; beldeler keşfeder kâşif deriz; fen hârikaları icat eder, mûcit deriz; sanat hassasiyetini dile getirir sanatkâr deriz, deriz, deriz... Fakat kolay kolay insan diyemeyiz. Zîra insanlık sıfatına liyâkat kazanmak için hayvanlık duygularını dizginlemiş olmak lâzımdır."
Sayfa 59·Kitabı okudu
"Aynada bir parmak izi dahi leke sayılır; o, bir nefesten bile buğulanarak cilâsını kaybeder; gönlümüz ki aslında bir aynadan daha cilâlı olması lâzım gelirken, onu, benliğimiz, gururumuz, kibir ve ceberûtumuz çamuruyla sıvayıp hassalarından, asli istidâdından uzaklaştırıyoruz."
Sayfa 58·Kitabı okudu
"Biber acıdır, yılan zehirlidir, sarmısak pis kokuludur, diye fırlatıp attık mı, işte mahyâ karıştı ve bozuldu demektir. Şüphe yok ki biz bu kelimelerin delâlet ettiği mânâdan gâfil olduğumuz için, böyle yapıyoruz. Halbuki her kelimenin mânâsını hürmetle karşılayanlar, kâinat kitabını kekelemeden okur ve okuduklarını da anlarlar."
Sayfa 57·Kitabı okudu
Reklam