Bigâne.

"Ben, garabetle sivrilmek isteyen tiplerden tiksinirim. Bunlar, orta zekalı kimselere bir anda kendilerini kabul ettirir ve etraflarındakileri avuçları içine alıverirler. Böylece de, girdikleri muhitte çabucak kendilerine bir mevki yapar ve hayranları tarafından şımartı­lırlar. Fakat tıpkı havai fişekler gibi yükselerek,renkleri ve şekilleriyle göz kamaştırmaya vakit kalmadan da çabuk söner ve yere düşerler. Hatta sırasında, üç beş gün evelki hayranlarının ayakları altında ezile ezile unutulup, silinirler."
Sayfa 89·Kitabı okudu
İnsanın adı onunla en az ilgili olan yanıdır. isimli okura yanıt verildi
Bigâne.
Daha uzun sürse bile mevkiileri, şan ve şöhretleri hep yapay ,sun'i ve yapmacıktır. Ve eninde sonunda sönmeye mahkumdur :)
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hiçbir zaman yazmayacağım kitabımın iki karakteri: Tavansu ve Zemincan. Tavansu yere çakılıp kalmış, bir türlü uçup gidemeyen ve potansiyelini gerçekleştiremeyen biri. Zemincan ise ayakları yere sağlam basamaması ve oradan oraya savrulma, sürekli sürüklenme özellikleriyle ünlü.
Edebiyat
Bigâne.
İsimlerin sanki tam tersi olması gerekirdi 😅
Hangi kitabı okurken "Keşke hiç bitmeseydi" dediniz? Benim için bu kitaplar: youtu.be/YKQeUamSeFU
Edebiyat
Bigâne.
Oblomov 🥺 Tembel filandı ama yaşamayı severdi rahmetli
Bu Kitabı Okumayan Çok Şey Kaçırıyor!
10/10
·158 syf.··
2022 71. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ekim 2022 18:12
YouTube kitap kanalımda Dostoyevski'nin hayatı, bütün kitapları ve kronolojik okuma sırası hakkında bilgi edinebilirsiniz: ytbe.one/0i9F0L1dcsM Dostoyevski'nin bu kitabını okumak bu hayatta bir insanın yaşayabileceği en büyük deneyimlerden biridir. Hâlâ okumadıysanız çok şey kaçırıyorsunuz! Bu incelemenin yorumlar kısmında bu sefer farklı bir şey yaptık. Bu incelemenin altına yazılan her yoruma karşılık olarak size Dostoyevski ve Rus edebiyatı kitapları okurken işinize yarayacak harika bilgiler verdim. O yüzden yorumları incelemeyi unutmayın. Geçen gün Kürk Mantolu Madonna kitabını ikinci kez okuyarak başlattığım Nostalji Serisi'ne Yeraltından Notlar kitabıyla devam ediyorum. Bu seride yıllar önce okuduğum kitapları tekrar okuyup bu kitapları şimdiki yaşımın düşündükleri ve hissettikleriyle tekrar yorumlayacağım. Dostoyevski'nin bütün kitaplarını okuduktan sonra ve aradan seneler geçmişken bu kitabı tekrar okudum. Bazı yazarların yıllar geçtikçe tekrar okunması gerektiğini düşünüyorum. Her yaşımızda bambaşka bir insana dönüşüyoruz. Çevremize, dünyaya, hayata ve en önemlisi de kendimize olan bakış açımız değişiyor. İşte kitaplar da bu yapbozun en önemli parçası aslında. Peki Dostoyevski'yi neden bu kadar çok seviyorum? İnsanın iç dünyasını bana gösterdiği için mi? İnsan olmanın çıkmazlarını bir bir anlattığı için mi? Evet, ikisi de elbette. Ama sadece bunlarla sınırlı değil ki... Dostoyevski'yi ilk okuduğumda beni benden daha iyi tanıyan biriyle konuştuğumu hissetmiştim. İlk hissettiğim şey korku duygusuydu aslında. Bir insan kendi eksikliklerini ve çelişkilerini nasıl bu kadar açık söyleyebilirdi ki? Evet evet, korkmuştum. Hem de çok korkmuştum... "Ben hasta bir adamım... Kötü bir adamım. Suratsız bir adamım ben." Hadi bana doğruyu söyleyin şimdi.
Edebiyat
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 2025159,7bin okunma
Bigâne.
En sevdiğim kitaptır...🖤