İçinde “olumlu bir değişim isteği” barındırmadığı için arabesk kitlelere silkinme, ileriye gitme isteği değil, kabullenme duygusu aşıladı. Bir anlamda “bireysel hatta sınıfsal tükenme”nin kabulü anlamına geldi.
“Batsın bu dünya”nın izdüşümü “Bana kaderin bir oyunu bu…” olmuş, arabesk “sayesinde” dünya ne batmış ne de değişmişti.