..Her şey değişti.”
Her şey değişti derken bakışlarını kaçırdı. Daha ilk anda, her şeyin değişmesiyle açılan derin bir kuyuya düşmüş olduğunu anlayabiliyordum. O “her şey değişti”nin içinde kim bilir hangi anılar, hangi insanlar vardı... Orası oldukça karanlık bir yerdi. Orası, zamanla daha da kararmış ve artık gözün gözü seçemediği bir yerdi. “Her şey değişti”nin içinde gidenler, bir daha dönmeyenler, ölenler, özlenenler, bir yara olarak orada öylece
duranlar, yarım kalanlar, aldanmalar, tüketilenler, hayal kırıklıkları vardı.
Gece her şeyin üzerini örter, diye düşünür insan. Oysa gecenin örttüğünden çok hatırlattıkları vardır. Hatırlatırken sarstıkları, sarsarken suskunlaştırdıkları, suskunlaştırırken acıttıkları.