f

f
@bikivilcimyeter
•.¸☼¸.•´☼ `•.¸¸ ✮ ๑ ∞ ‧: .。.・✷ ❉:‧ ☼ ⋰ ❀ ⋱ ☽ sonra tren demis ki bu raya kadarmis
42 okur puanı
Mart 2023 tarihinde katıldı
Puan vermedi
Karakterimiz yaşadığı bu olağanüstü geceden önce içinde bulunduğu hissizliği dile getirmektedir. Hissiz olduğu zamanlarda sadece nefes aldığını ve aslında yaşamanın bu olmadığını söylemektedir fakat o zamanlarda da insanları rahatsız etme ve onlarla alay etme dürtüsünü açıkça görmekteyiz. Kendi içsel çatışmalarını bize yansıtırken çeşitli duyguları yaşama isteğinden de bahseder. Yaşadığı olaylar silsilesiyle karakterimiz heyecan duymaya ve hissetmeye başlamaktadır. Kötü arzu ve tutkularının olduğunu fark etmesine rağmen hissedebildiği için bu duyguların peşinden gider. Yaşadığını hissetmeye başladığı andan itibaren başından geçen olaylarla birlikte çeşitli duygu değişimlerini bize detaylarıyla anlatır.
Ay Işığı SokağıStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202181,9bin okunma
Reklam
Puan vermedi
Karakterimiz yaşadığı bu olağanüstü geceden önce içinde bulunduğu hissizliği dile getirmektedir. Hissiz olduğu zamanlarda sadece nefes aldığını ve aslında yaşamanın bu olmadığını söylemektedir fakat o zamanlarda da insanları rahatsız etme ve onlarla alay etme dürtüsünü açıkça görmekteyiz. Kendi içsel çatışmalarını bize yansıtırken çeşitli duyguları yaşama isteğinden de bahseder. Yaşadığı olaylar silsilesiyle karakterimiz heyecan duymaya ve hissetmeye başlamaktadır. Kötü arzu ve tutkularının olduğunu fark etmesine rağmen hissedebildiği için bu duyguların peşinden gider. Yaşadığını hissetmeye başladığı andan itibaren başından geçen olaylarla birlikte çeşitli duygu değişimlerini bize detaylarıyla anlatır.
Olağanüstü Bir GeceStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023171,6bin okunma
Puan vermedi
Bütün bir olay, Amerika’dan Arjantin’e yol almakta olan bir gemide geçiyor. Kitapta bulunan bazı karakterler tanıtıldıktan sonra olayların anlatım sırasına göre yavaş yavaş bizler, dünya satranç şampiyonu ile sorgulanmak için tutuklanan bir mahkumun satranç müsabakası yapması ile karşılaşıyoruz. Bu aşamaya gelene kadar okuduğumuz bütün karakterlerin psikolojik tahlilleri bize çoktan hazırlanıp sunulmuştu bile. Bizlerde bu kadar detay verilince kafamızda farklı farklı sahneler canlandırıp satranç masasını kendimizce betimledik bile. Satrancı mahkumiyetten kurtulmak için bir araç olarak görmesine rağmen o kadar ilgi odağı haline getiriyor ki satranç onu delirtiyor. Adeta mahkumiyeti satranca oluyor. Çoğu insan hayatı boyunca bir şeyleri yapmaya mecbur bırakılıyor. Bu mecburiyet herkese o kadar farklı hissettiriyor ki bazılarımız bunu mahkumiyet olarak yorumluyor. 20’li yaşlarımıza gelene kadar okula gitme mecburiyeti bazılarımız için hapis gibi geliyor. İlerleyen yaşlarda işe gitme mecburiyeti ve büyümenin sorumlulukların artmasına yol açması hayatın hapis gibi hissedilmesine yol açıyor. Kendimizi ne zaman hapiste hissedersek kitapta olduğu gibi kendimizi hayata bağlayacak bir olay veya durum bulmamız gerekiyor. İş hayatı hapis gibi hissettirse de eve elince çocuklarınızla oynamak size “Buna değer” dedirtecektir. Bu hayatta ne yaşarsak yaşayalım bizlerin en az bir tane dayanak noktasına sahip olmamız gerekir. Kendi dayanak noktanızı bulun. Başkasına dayanak noktası olun.
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,1bin okunma