Neden böyle bir kitap var?
Başta ilginç bir kitap okuyacağımı düşünmüştüm. Sayfalar ilerledikçe ise, “Ben ne okuyorum şu an?” oldum. Kitapta tecavüz güzellemesi var, hem de bol bol. Bir de yazarın bu sapkın erkek karakteri yaratırken araya hiç de gerçekçi olmayan kahramanlıklarını serpiştirmesi bana geçmedi açıkçası. Çocukları pedofili ağından kurtarmak için çırpınan bir karakterin herhangi bir kadına tecavüz etmesi, takıntı haline getirip sürekli takip etmesi, dolabında saklanması… Ne alaka cidden ya? “Aşk” diye bastırıp durmasına hiç girmiyorum. kadın karakterin büyük büyükannesinin bıraktığı sırrı çözmeye çalışması hikayeye devam etme motivasyonum oldu. Ama kitabın ortalarına doğru pes edip bırakma kararı aldım. Okumazsam bir şey kaybedeceğimi düşünmüyorum. Dark Romance böyle bir şey değil hem yabancı yazarları hem de Türk yazarları bu konuda tokatlamak istiyorum kendinize gelin aq çok sinrlndm nyse kimse okumasın (gidip dark romance ın tanımına bakmanızı öneririm bu arada. Dark romance diye önümüze taciz tecavüz rahatsız edici erkek karakter ne varsa koymanızdan bıktık)
Adeline’ın PeşindeH.D. Carlton · Lapis Yayınları · 20221,452 okunma
Of!
3/10
·90 syf.··
2026 778. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2026 10:36
Mıy mıy mıy Gezi Parkı Ayaklanması güzellemelerinden bir başkası daha. Sıktı bu güruhun vandal romantizmi... Edebî bir anlatıdan çok, siyasal bir bildiri... Siyaseti yalnızca arka plan olarak kullanmıyor; karakterleri, olayları ve duyguları büyük ölçüde politik bir tavrın hizmetine sokuyor. Karakterlerin çoğu zaman kendi iç çelişkileriyle yaşayan sahici insanlar olmaktan çıktığını, belirli fikirlerin temsilcilerine dönüştüğü bir yazı. Diyaloglar da yer yer doğal bir roman konuşmasından çok, yazarın politik öfkesini aktaran cümleler gibi duruyor. Bu yüzden anlatıya kapılmak yerine, sürekli belli bir yere yönlendiriliyor okur. Beni en çok rahatsız eden noktalardan biri, romanın dünyayı fazla keskin ahlaki ayrımlarla kurması oldu. “Doğru tarafta olanlar” ve “yanlış tarafta olanlar” arasındaki bu sert karşıtlık, edebiyatın gri alanlarını daraltıyor. Oysa iyi bir romanın bana hazır hükümler vermekten çok, insanın karmaşıklığını göstermesini beklerim. Ayrıca kitapta belirli bir şehirli ve entelektüel çevrenin duyarlılıkları, sanki Türkiye’nin tamamını temsil ediyormuş gibi sunuluyor. Bu da metne yer yer seçkinci bir ton veriyor. Farklı toplumsal kesimler yeterince derinleşmediği için romanın “biz” duygusu bana kapsayıcı değil, dar bir çevrenin kendi içinde konuşması hâline geliyor. Evet tamam bir tek siz okuyor, siz yazıyorsunuz evet!!! Kitap, insanı anlatmaktan çok, okuru belli bir politik duyguya ikna etmeye çalışıyor. Bıktık...
Biz Burada İyiyizBarbaros Altuğ · Can Yayınları · 2014197 okunma
Reklam
Puan vermedi
güzel bir seri bayılıyorum bu tarz utopyalara. simdi tek kitabi yorumluyomusum gibi olacak ama bu aslında direkt bu seriye yorumum, evren aslında cok guzel ama isleme kısmı pek tatmin etmiyor. ilk kitapta basrolun ablasını okuyomusuz. ben ablayı basrol sanıp ikinci kitapta da onlari okuyacagız sanmıstım ve tellaya inanilmaz gicik olduğum icin asla basrolun o olduğunu aklıma bile getirmezdim yani oyle soyleyeyim. simdi karakterlere hislerim su; scarlett yuzunu bile gormedigin birinden ancak bu kadar medet umup sadık kalabilirdin, tabiri caizse g*rizekalı diyecegim cok cok ozur dileyerek ama bıktık be kardesim nişanlım da nişanlım, nişanlıyım da nişanlıyım. o manyak babandan kurtulmak ugruna yine babanın sectigi bir adama, sadece mektuplaşarak seni babandan kurtarmasını ve mükemmel biri olmasını bekleyip bu kadar tutulmak akla hayale yatan bi sey mi sence. aman neyse iste, julianı da basta assssla scarlettin partneri olarak dusunmemistim cunku benim kriterlerimin cok altında bir karakterdi ama scarlett icin yeterliydi. scarlett biraz mesrep, jul da rahat, ne diyeyim birbirinize emanetsiniz. tellayı ilk kitabı okurken bogmak istemistim bir karakter ancak bu kadar simarik ve budala olabilir gibi gelmisti. ama isler asla gorundugu gibi degilmis kitabi bana ceken de bu oldu sadece tella scarletti olayların dısına inanilmaz itti orası sinir bozucu. favori karakterim ise kesinlikle legend. bayılıyorum ya canım cigerim o benim. seriyi okutan kisi de zaten o. rol yaptıgı karaktere bile tutulmustum.. adam cekiyor kendine yapacak bi sey yok. neyse kitabi sevmeme ragmen son 100 sayfayı bitiremedim cunku bi sure sonra sıktı surekli bi sey surekli bi sey e mutlu olun aq yeter bu seriye nacizane dusuncelerim bu kadar ben cpk seviyorum sanmıstım megerse yerden yere vurmak istiyomusum
Duygu ve Düşünce
CaravalStephanie Garber · Flatiron Books · 20172,475 okunma
Çok daha iyisi yazılmış vasat replika
5/10
·392 syf.··
2026 23. kitabı
Roman bir grup gerilim yazarının bir başka ünlü ve kimliğini gizleyen yazarın özel davetlisi olarak bir adaya gelmesiyle başlıyor. Romanın kendisi de iddia ettiği icin burada rahatça yazıyorum. Konu cinayet romanlarının krlicesi tarafından yazılmış on küçük zenci kitabının modern bir versiyonu gibi. Şimdi siz türünün istisnai bir örneğine öykünerek yazdığınızda beklenti yükseliyor. Açıkçası fikirde güzel ama kurgu maalesef bunu destekleyecek halde değil. İlk olarak hikayedeki bütün karakterlerin agizindan parça parça anlatımlar okiyoruz. Bu kişiler arasında yapılan geçişlerin birbiri ile bağlantısı yok. Yani bir uçtan başlıyoruz ama nereye geldik anlamadan baska bir karaktere geçiyoruz. İşin kötü tarafı maalesef bu gecisiler hikayeye bir heyecan, beklenti ya da çözüm getirmiyor. Kurgu katmanlı bir hale getirilmek için davet sahibi yazarın yazma üzerine kitabından eklentiler yapılmış ama bu eklentiler kurguya katkı sağlamiyor. Yani örneğin klişeler üzerine bir bilgi veriyor ama bu bilginin ne işimize yarayacağı hep havada kalıyor. Kitap içinde zaten sırlarını bilmediğimiz on karakter varken birde kim olduğunu anlamadığımız hırsız, istismarci, seri katil gibi kim olduğunu çözmeye çalıştığımız karakterler serpistiriliyor. Evet bu kitap bir gizem ve gerilim kitabı ama bu üzerimize düğüm haline gelmiş tüm gizemlerin atılması gerektiği anlamına gelmiyor. Kitabı okumaya devam etmek icin sırlar katman katman açılmalı ve yeni sırlar en azından sıralardan biri cozuldukten sonra gelmeli. Bu şekilde kurgulanmamis kitap bir noktada sıkıcı bir hale geliyor. Tamam kitapta edebiyatçılar bir adaya kapatılıyor anladık ama her bir karakter uzun uzun gümüşi bıçakları, sis gibi büyüyen sıkıntıları okumaktan bıktık. Gerilim romanı yazılmış gerilemeden bekledik. Bu kitabın yazarına üç ay
2026 Okuma Raporları
Ölüme DavetlisinAnde Pliego · Juno Kitap · 202687 okunma
2/10
·496 syf.··
2026 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 21:14
Ayyy çok sıradan ve çakma Dan Brown hissi veren, bu tarzda ilerleyen kitaplardan bıktık. Popüler bir konu bul evet bulduk - küresel ısınma-, hemen incil'e atıf yap, bir tarih profesörü karakter, kriptolog, iki şifre koy bir de cinayet. Zorla bir ters köşe. Araya mutlaka Rusya, KGB girsin. Sonra aynı manasız şekilde ilerleyen diyaloglar. Bir de böyle sadece basit yabancı dil karşılıkları çeviriyorlar ya deli oluyorum. -Barda oturan adam "Da"* dedi. Da: Evet :D offfff - ne yani 666 neyi ifade ediyor? -666 Canavar'ın sayısıdır? -Nasıl ne demek istiyorsun? -İncil'de.... OFFF.. Çok klişe oldu. Artık böyle kitaplar yazılmasın lütfen. Okunmuyor, keyif vermiyor. Yazarın İsa'nın Son Sırrı kitabı iyidir. Buna hiç bulaşmadan onu okuyun :D
Yedinci MühürJose Rodrigues dos Santos · Pegasus Yayılnları · 2022213 okunma
5/10
·96 syf.··
2026 3. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2026 04:12
Tolstoy kardeşim bu nasıl kitap oç hayatımda okuduğum en iğrenç saçma salak kitapdı bir ilk hikayen güzeldi melek dünyaya düşüyor fakir insan yardım editor rusların hepsi fakir yaptınız kardeşim az değiştirin hep aynı senaryo bıktık yaa kitabın sonuna doğru farklı hikayelerde adam 1 gün yürüyüp bir saat koştuu için öldğ malmısın amk kim 1 günde güneşin altında durup ölüyor hiç gerçekçi değildi kğfür ede ede okudum bir daha yazma yeminne ben daha güzel yazarım
İnsan Neyle Yaşar?Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024234,2bin okunma
Reklam
Reklam