Hayatımı kaybettim ama ölmedim henüz.
Bıçağın kemiğe dayandığı yerdeyim
Gözlerimde ürkek bir bakış, şehla şehla.
Gökyüzünden şarkılar düşüyor
Şerefesine bir caminin
Hangi uzak vadide, hangi tepenin sınırlarında
Hangi çölünde dünyanın
Hangi tuzlu suyunda, acı gölünde
Nerede kazarlar kabrini,
Ömrü dünya kabrinde geçenin?
Ölmedim henüz ama hayatımı kaybettim.
Nasıl bir mecnunum ben?
Ne uğruna düştüğümü bile bilmiyorum dünya çölüne.
Meczup muyum, mezkûr bir günahkâr mı?
Ne ile geldim dünyaya?
Ne götüreceğim giderken?
Sihirli bir kelimesi var mı dünyanın?
En azından bir dalına tutunmak için...
Hani o komik sinemalar,
Hani o efkâr efkâr tüten türküler,
Hani o tüm derdi derdi sayan üç beş arkadaş,
Hayatımı kaybettim
Nerede çekerler kanımın son damlasını
Nerede yüzüme vururlar
İçi çürümüş, ayakta durmaktan bizâr,
Evsiz kalmış bir kurtçuğun bile dönüp bakmadığı
Köklerinin toprak damının hemen altından kopup kaçtığı
Aciz bir ağacım.
Ölmedim henüz, hayatımı kaybettim...