Bil/e/mediler
Hakiykatin ma'nisin şerh ile bilmediler Erenler bu dirliği riye dirilmediler Hakiykat bir denizdir şeriattır gemisi Çoklar gemiden çıkıp denize dalmadılar Bular geldi tapıya şeriat tuttu durur İçeri giribeni ne varın bilmediler Dört kitabı şerh eden asıdır hakıykatte Zira tevsir okuyup ma'nisin bilmediler Yunus adın sadıktır bu yola geldin ise Adın değşirmeyenler bu yola gelmediler. Yunus Emre
Şiir
Hayatımı kaybettim ama ölmedim henüz. Bıçağın kemiğe dayandığı yerdeyim Gözlerimde ürkek bir bakış, şehla şehla. Gökyüzünden şarkılar düşüyor Şerefesine bir caminin Hangi uzak vadide, hangi tepenin sınırlarında Hangi çölünde dünyanın Hangi tuzlu suyunda, acı gölünde Nerede kazarlar kabrini, Ömrü dünya kabrinde geçenin? Ölmedim henüz ama hayatımı kaybettim. Nasıl bir mecnunum ben? Ne uğruna düştüğümü bile bilmiyorum dünya çölüne. Meczup muyum, mezkûr bir günahkâr mı? Ne ile geldim dünyaya? Ne götüreceğim giderken? Sihirli bir kelimesi var mı dünyanın? En azından bir dalına tutunmak için... Hani o komik sinemalar, Hani o efkâr efkâr tüten türküler, Hani o tüm derdi derdi sayan üç beş arkadaş, Hayatımı kaybettim Nerede çekerler kanımın son damlasını Nerede yüzüme vururlar İçi çürümüş, ayakta durmaktan bizâr, Evsiz kalmış bir kurtçuğun bile dönüp bakmadığı Köklerinin toprak damının hemen altından kopup kaçtığı Aciz bir ağacım. Ölmedim henüz, hayatımı kaybettim...