Zor zamanlardan geçerken düşünmek istediğim tek şey; bunlar beni arındırıyor, beni daha güçlü yapacak, bir gün birileri için aktaracağım güzel tecrübelere sahip oluyorum şeklinde şeyler oluyor.
O, kabz hâlinin, kalbimin arka koridarlarında elleri yumruk şekilde dolaştığı anlarda; geçecek bu günler bir şekilde illâ ki geçip gidecek diye teselli edinmeye çalışıyorum.
Ve bir insanın, merak etme her şey iyi olacak, üzülme burası geçici şeylerin yaşandığı bir dünya demesini bekliyorum. Belki de sadece iyi bir şeyler, bir söz, bir dua...
İnsanın, sürekli tüm insanlar şöyle böyle diye taş attığı o insanlığa bağlı ve muhtaç yaratıldığını fehmediyorum.
Bunca kalabalık arasından, bir kişi ile aynı şeylere inandığın bir kişi ile, aynı masada oturup muhabbet etmenin eczanelere yol almaktan büyük oranda kurtaracağına inanıyorum.
En çok da, dünyanın tüm arzuların tecelligahı olamayacağını kendi kendime fısıldayıp, çıtayı nefsimin arzuladığı her noktaya çıkarmamayı da öğütlüyorum.
Bugün madde ile bütünleşik olmaya giden hayatın dar koridorlarına kapılmamak adına, mânânın teşekkül ettiği alanlara bahçıvan olmak için dualar ediyorum...
Gün doğar, gün batar, gün yeniden yeniden. Bir gün ben bu sistemden çekip alınacağım unutmamaya bakıyorum. 🎈