Saat 14.45
Yelkovan akrebe hasta
Sen sebepsiz gelişlere
Çayın altı açık
Alevler suyu coşkular
Fokur fokur kaynadım da
Demlenmeye hazır mıyım?
Suyum taştı ocağa
Cız diye bir ses.
Tam o anda geldin
Ee ben daha demlenmedim
Ben sana şeyi sormayı unuttum
Açık mı seversin beni yoksa demli mi?
Kıtlama mı içersin yoksa?
Bak gel içeri
Saat hala 14.45
Akrep yelkona takıntılı
Sen sebepsiz gülüşlere
Çayın altı kısık
Bilinmiyor müzikteki fa notası
Aslında hüzünlü bir fa notası
Umrunda değil
Çayını da içmedin
Sigaran gamzende
Dumanı da pek cilveli
Sebepsiz mi gerçekten gelişlerin.
Benim gülüşlerim sebepsizdir
Çok kaynadım da ondandır kesin
Etraf çok mu sarı ne
Ben demlenmedim ya ondandır
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Issız ıpssız yerlerdeyim bigün
Cebimde kar taneleri, perçemimden kaymış
Memelerimin de canı süt çekiyor,
Şarap rengi şile bezi süzülüyor semaya,
Havva'ya kadınlığı öğretecek.
kaburga kemiği ne bir isyan bayrağım
ne bir ağızdan yaratıldım, ne bir ayaktan ne bir elden
bigünahım aslında, yenen meyveden.
bu arada Cebrail bana hiç haber göndermemiş
herhalde bana hiç sıra gelmemiş
bir kelebeğin rüyası gibiyim, kabuslara uyuyan
cefa çeken yalnız bir beden
rahmimde yok bir tohum
ama bir bilsen neler yaratırım.
Feslayım, mevsimim hep yas,
Zarife Hanım'ım bilinmeyen bir mezarın başındayım.
Temizlikçi Nazoyum, Balgat'a yolcuyum.
Sonyayım ben tanımadınız mı?
Üst kattaki orospunuz.
Bir doktor karısıyım, körlükler içinde
Edizi bir kızım, adım Meleknaz.
Bu arada çok açım,
Öküzünüzle masaya oturacağım.
Bir yanım geçmiştir, bir yanım gelecek.
Kalbimdedir bir tohum
Ve bir görsen neleri değiştirecek...