bilge dilan öner

bilge dilan öner
@bilgedilanoner
Ve sıhhat getiren kuzey rüzgarları etkili olmaya, gökyüzü biraz açılmaya, güneş içeri girmeye ve hava tazelenmeye başladığında mahkümlar, sanki hasta olmuşlar da şimdi iyileşmişler ya da bir gemi kazasından kurtulmuşlar gibi gruplar halinde neşeyle avluya yayılır, güneşlenmeye, şakalaşıp gülmeye başlardı, o iki-üç gün süren delilik sürecinde yaşanan her şey unutulurdu. 
Sayfa 23·Kitabı okudu
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Böyle zamanlarda tüm Avlu bir devin elindeki çıngırak gibi inleyip şakırdar, insanlar içinde dans eder, itişir, birbirine çarpar ve çıngırağın içindeki tanecikler gibi duvarlara savrulurdu.
Sayfa 23·Kitabı okudu
1000Kitap
Bu toplu öfke nöbetleri geldiğinde delilik bir salgın ya da hızla ilerleyen bir yangın gibi hücreden hücreye, insandan insana sıçrar ve insanlardan hayvaniara ve cansız nesnelere geçerdi. Kediler ve köpekler huysuzlaşırdı. Kocaman sıçanlar hızla duvardan duvara adamaya başlardı. İnsanlar kapıları çarpıp kaşıklarla teneke tabaklarına vururdu. Her şeya deta kendi isteğiyle kontrolden çıkardı.
Sayfa 23·Kitabı okudu
Alıntı
Gökyüzü bulutlandığında ve nemli, hastalıklı, güney rüzgarı denizden çürümüşlüğün, şehrin pisliğinin ve aşağıda bir yerlerden tersanelerin leş kokusunu taşıyarak esmeye başladığında, avludaki ve hücrelerdeki yaşam gerçekten tahammül edilmez olurdu. Bu mide bulandırıcı koku yalnız tersanelerden değil bütün binalardan ve nesnelerden yükselirdi; sanki Lanetli Avlu'nun tüm pisliği yavaş yavaş çürür, yemekleri acılaştıran ve hayatı katlanılmaz kılan zehirli bir koku bırakırdı. Rüzgar uğuldar ve her yere hastalık yayardı sanki. En itidalli kişiler bile açıklanması güç bir öfke nöbetine kapılır, hınçla etrafta dolaşıp bela aramaya başlardı. Mahkumlar bu sıkıntıyla birbirini ya da böyle günlerde eşit derecede asabi olan gardiyanlan kışkırtırdı. Sinirler acı verecek derecede gerilir ve tehlikeli parlamalarla, sebepsiz hareketlerle aniden kopardı. Şiddetli, anlamsız çatışmalar patlak verir, Lanetli Avlu için bile sıra dışı sayılabilecek skandallar yaşanırdı. Ve kimisi böyle kudurup herkesle kavga ederken, daha yaşlı, daha içe dönük olanlar da saatlerce tek başlarına çömelip oturur, işitlebilir bir fısıltıyla ya da yalnızca suratlarını ekşiterek veya ellerini ya da başlarını hafifçe sallayarak görünmeyen düşmanlarıyla tartışırdı. Bu halleri hayaletleri andırırdı.
Sayfa 22·Kitabı okudu
1000Kitap
Yabancı biri burada kendini sürekli bir tür şeytan adasında, o ana kadar hayat dediği her şeyin dışında gibi hissederdi ve o hayata yakın bir zamanda dönme umudu taşımazdı. İstanbul'dan gelen mahkümlar, çektikleri tüm sıkıntıların üstüne bir de şehirlerini görememenin ve onunla ilgili hiçbir şey duymamanın cezasını çekerdi. Şehrin içindeydiler fakat sanki ondan fersah fersah uzaktılar ve bu zahiri mesafe gerçekmiş gibi acı verirdi onlara. Avlu bütün bu sebeplerle insanın iradesini hızla, fark ettirmeden kırar, onu, yavaş yavaş kendini kaybetsin diye buraya tabi kılardı. Kişi önceden ne yaşadığını unutur ve ne olacağını giderek daha az düşünmeye başardı, öyle ki geçmiş ve gelecek tek bir şimdide, Lanetli Avlu'nun tuhaf, korkunç yaşamında birleşirdi.
Sayfa 22·Kitabı okudu
Alıntı