"Bir devletin ve yönetimin tanımak ve istikbalinin ne olduğunu bilmek istersen o ülkede kaç tane namuslu, masum insanın hapiste olduğunu ve kaç suçlu ve kötünün serbest dolaştığını bakman yeterli."
....
Kimse masum değil burada, Fakat henüz burada olmayan ve hiçbir zaman da buraya gelmeyecek binlerce suçlu var, çünkü bir şekilde suç işlemiş insanların hepsi buraya gelecek olsa bu Avlu'yu bir okyanustan öbürüne kadar genişletmek zorunda kalırdık. İnsanları tanırım, suçludur hepsi, yalnızca kaderlerinde burada ekmek yemek yok.
...
Bu cümlelerine kalbimi bıraktım resmen. Kitabın konusu, yazarın işleyişi beni çok derinden etkiledi.
....
İvo Andriç 1878 de Osmanlı toprağı olan Travnik doğumlu. Şimdilerde bu şehir Avusturya - Macaristan sınırlarında bulunuyor.
Yazar ortaokulu Saraybosna da bitirmiş. Bu yüzden hikayelerinde Balkanlar, Bosna'nın ayrı bir yeri vardır. Yazarın konuyu işleyişini, dili., çok sevdim. Çok çok akıcı, okuyucuyu hemen içine çekiyor. Bu yüzden Drina Köprüsü'nü de hemen okumak istiyorum.
...
Osmanlı İstanbul' undaki bir hapishanenin lanetli avlusunda toplanan, Müslüman, Yahudi, Hristiyan mahkumlar cezaevi avlusunun karamsar atmosferine kişiselle birleştiren öykülerle direnmektedirler. Hapishane'de birbirinden ilginç kişilikler, suçlular ve genelde kendisine sorsanız hepsi masum olduğuna inanıyor. Bu kişilerin hikayeleri ustalıkla anlatılmış.
... Sürekli yalan söyleyen, evlenip boşanan Zaim efendi, annesi Yunan, babası Türk olan Kamil, rahip Fra Petar, ve bir çok suçlu bulunuyor. Ama içlerinde sizi en çok etkileyecek olan tabii ki Kamil ki kitabın ana konusu Kamil üzerinden ilerliyor. Kamil'in kaderi 2.Bayezid'in kardeşi Cem Sultan ile adeta aynı, tekrar vücut hali gibi...
Hapishane müdürü Latif Ağa namı diğer Karagöz ki oğlu serseri, faydasız, başına