Eskiden sürekli fotoğraf çekilmezdi. Her an fotoğraflanmazdı mesela. Özel olan anlar ölümsüzleştirilirdi. Mesela ailenin tümü toplandığı bir bayram günü, doğum günü, karne günü, ulusal bayramlara hazırlandığımız zamanlar vs. bu örnek çokça uzayıp gider. Daha sonra fotoğrafları o kadar çok merak ederdik ki, ertesi gün o makine fotoğrafçıya verilirdi. 1-2 gün sonra fotoğrafları almaya giderdik büyük bir heyecanla. Bunların hepsi albümde yerlerini alırlardı. Şimdi evdeki albüme bakıyorum, yıllar önceki fotoğraflar, hepsinde en küçük halim. Peki 11-12 yaşımdan sonraki fotoğraflarım nerede? Usb bellekte, fotoğraf makinesinin hafıza kartında ya da hiç yoklar. Dokunamıyorum bile. Alıp elime gezinemiyorum o yıllarımı. Hayatımızı o kadar dijitalleştirmişiz ki.