Minerva’nın Dünyası

Minerva’nın Dünyası
@bilgehacioglu
Bir şeylere açılmak, bir yerlere koşmak, dünyayı kavramak istiyorum. Dünyanın bize yaşatılandan, öğretilenden daha başka olduğunu seziyorum.
Boethıus “ Felsefenin Tesellisi”
Yakında öleceğini bilen Boethius hücresinde iken ölümünden sonra orta çağın en çok satan kitaplarından biri olacak “felsefenin tesellisi”ni yazdı. Kitap Boethius’un hapishane hücresinde kendi haline üzülmesi ile başlar. Bu atıyoruz birden bire kendisine yukarıdan yan bakan bir kadını fark eder. ...Felsefe Boethius’a Şunu söyler: hiçbir şey kendi içinde kötü değildir; her şey bunun hakkında nasıl düşündüğümüze bağlıdır. Mutluluk, dünyanın değil, aklın bir durumudur Epiktetos’un kendisininmiş gibi kabul edebileceği bir düşünce.
Sayfa 68·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Augustinus “ipler kimin elinde”
Dolayısıyla tanrı tüm kötülükleri önleyecek kadar güçlüdür ama kötülüğün varlığı, yine de doğrudan ona bağlanamaz. Ahlaki kötülük bizim seçimlerimizin bir sonucudur. Augustinus bunun da kısmen Adem ile Havvanın seçimlerinin bir sonucu olduğuna inanmıştır. Çağdaşı pek çok Hıristiyan gibi o da Kutsal Kitab’ın ilk kısmı “ yaratılış”ta anlatılanlara, cennet bahçesinde işlerin korkunç bir şekilde ters gittiğine inanıyordu. Önce Havva Havva, sonra da Âdem bilgi ağacında elmayı yiyip Tanrı’ya ihanet ettiklerinde, dünyaya günahı getirmişlerdi. Bu ilk günah sadece onların hayatını etkilememişti. Her insan bunun bedelini ödüyordu. Augustinus, ilk günahın üreme eylemine nesilden nesle geçtiğini inanıyordu. Küçük bir çocuk bile, ilk anlarında itibaren bu günahın izlerini taşırdı. İlk günah bizlerin de günah işleme olasılığını arttırıyordu.
Sayfa 64·Kitabı okudu
Stoacılar
Stoacıların temel düşüncelerine bakmanın bir yolu, Stoacılığı bir tür psikoterapi, hayatlarımıza daha dingin kılacak bir dizi psikolojik teknik olarak düşünmektedir. Düşüncelerinizi bulandıran can sıkıcı duygulardan kurtulduğunuzda her şey daha basit olacaktır. Ancak ne yazık ki, duygularınızı kontrol etmeyi başarsanız bile, Önemli bir şeyi kaybettiğimizi fark edebilirsiniz. Stoacıların savundukları kayıtsızlık durumu, kontrolümüzün dışındaki olaylar karşısında mutsuzluğa azaltabilir. Ama bedel olarak soğuk, kalpsiz bir insana dönüşebilir, hatta bir parça insanlığınızı yitirebilirsiniz. Dinginliğe ulaşmak için ödenecek bedel fazlasıyla yüksek olabilir.
Sayfa 55·Kitabı okudu
Seneca
Seneca bunu anlamak için yaşlanmayı beklersek çok geç kalmış olacağımızı düşünmüştür. Beyaz saçlar ve kırışıklıklar bir yaşlının zamanının çoğunu dişe dokunur bir şey yapmakta geçirdiğini göstermez , ne var ki bazıları böyle yapmış gibi davranırlar. Bir gemiyle denize açılan ve fırtınayla oradan oraya sürüklenen biri yolculuk yapmış olmaz sadece oradan oraya savrulmuş olur. Hayat için de aynısı geçerlidir. Kontrolsüz olmak, en değerli ve anlamlı deneyimler için zaman bulmaksızın olayların akışına kapılmak hakiki yaşamdan çok uzaktır.
Sayfa 53·Kitabı okudu
HİPPOKRATES
Eski Yunan filozofu Hippokrates’in sözleriyle “sanat uzun, hayat kısa”dur. Ölümün yaklaştığını görebilen yaşlı insanlar yaşamda gerçekten istedikleri şeyi başarabilmek için birkaç yıl daha yaşamayı dilerler sıklıkla.
Sayfa 52·Kitabı okudu