Bazen, en azından hayalini kurmuşumdur, kıyamet günü gelip çattığında ve bütün büyük fatihler, hukukçular, devlet adamları ödüllerini, taçlarını, defne yaprağından çelenklerini, kalıcı mermere silinmez şekilde k enazınmış isimlerini almaya geldiklerinde, Tanrı, bizim kollarımızın altında kitaplarımızla geldiğimizi görünce, biraz da gıptayla şöyle diyecek: "...Bunların ödüle ihtiyacı yok. Burada onlara verecek hiçbir şeyimiz yok. Onlar zaten okumayı sevmişler."
Hiç kızmayın efendim, bir vazife olarak sizi hemen bu saat hapsetmeye mecburum.
Buyurun, ben hazırım, fakat umuyorum ki, işi izah etmeye vakit, imkan bulurum.