Sonu trajik şekilde "bitmiş" gibi görünse de "Hat Bekçisi Thiel" baştan aşağı bir ikilem öyküsü. Hikayede sanki Thiel yaşamı boyunca iki duvar arasına sıkışmış da ancak o duvarı yıktığında çaresizce ve acıyla özgürleşmiş gibi. Hat Bekçisi dünyaya gelen oğluna mı sevinmeli? Dünyadan giden aşkına mı üzülmeli? Hat Bekçisi aşkını mı yad etmeli, koynundaki kadını mı sevmeli? Aşkının meyvesini mi korumalı yoksa evde olmayan huzurunu mu? Tobias'ın yokluğuna mı aşkının yokluğuna mı alışmalı? Acısına mı alışmalı intikamını mı almalı? Ölmeli mi Thiel onca acıdan sonra? Yoksa delirmeli mi onca ikilem arasında yalnızca. Sonunda kurtuldu Thiel, aklını yitirdi. Çünkü onun hayatı ölümden başka ancak akılsız yaşanırdı...