Türkiye'de ve dünyanın birçok yerinde, duygusal yoksunluk, güvenli bağlanma eksikliği ve karşılanmamış sevgi ihtiyaçları yaşayan ergenler; sosyal medya ekosisteminde hiç tanımadıkları figürlere yönelik yoğun idealizasyon, yansıtma, aktarım, özdeşim kurma ve çeşitli savunma mekanizmaları geliştirerek kendi içsel travmalarının itme ve çekme kuvvetlerini yanlış yorumlayabilmektedir. Çocuk ve ergen psikolojisinin temel ilkesi, bireye önce lisan-ı hâl ile şefkati, merhameti, aidiyeti ve koşulsuz kabulü öğretmektir. Çünkü gelişim psikolojisinin gösterdiği üzere sevgi, soyut bir kavramdan önce deneyimlenen bir ilişkisel ihtiyaçtır. Ancak bundan sonra, "size sevgi getirdim" diyen tüm hikmet gelenekleri, kutsal metinler, ahlâk felsefeleri ve insanlığın dört bir yana yayılmış ilim mirası sağlıklı bir zeminde anlaşılabilir. Aksi takdirde, bağlanma açlığının yerini karizmatik figürlere yönelik bağımlı yönelimler, parasosyal ilişkiler ve duygusal sömürü biçimleri alabilir. Nitekim günümüzde dünyanın dört bir yanında, ergenlerin sevgi ve aidiyet ihtiyacını istismar eden, psikolojik karşılanma vaadini bir tür sembolik ticarete dönüştüren, entelektüel otorite görüntüsü altında faaliyet gösteren çok sayıda kişi ve yapı çoğalmaktadır. Bu nedenle çocuk gelişiminin ilk demirbaşı bilgi değil; güvenli bağlanma, duygusal düzenleme, öz-değer hissi, empati ve merhamet eğitimidir. Sevgi deneyimlenmeden öğretilen bilgi, çoğu zaman kök salamaz; fakat sevgiyle temellenmiş bilgi, bireyin hem ruhsal hem de bilişsel gelişiminde kalıcı bir anlam ufku açar.
Hiçbir şey yapmadan daha ne kadar durabilirim kestiremiyorum. Çok keyifli.
Reklam
Kesin bilgi, yayalım .
Allahımla arama gireni kopartırım .
Birden fazla insanın,belli bir anlamlandırma durumunu paylaşması bilgiyi meydana getirir. Şu hâlde anlamlandırma, bireysel düzlemde olurken, bilgi öznelerarası anlam uyuşmasıdır. Bilgiyle birlikte özne - nesne transsendental birliğinin, bütünlüğünün kapsamı genişler. Özneler -nesne transsendental -birliği -bütünlüğü ortaya çıkar. Anlamlandırma ile bilgi birbirlerini şart koşup tamamlar. Sorun Nedir? Ş. Teoman Duralı
Sorun bilgisizlik değildi. Kendime acımakla meşguldüm. Bu cümleyi ilk duyduğumda sert gelmişti. Ama biraz durup düşününce kendimde de karşılığını gördüm. Çünkü bazen insan gerçekten zorlandığını kabul etmek yerine, zorlanmasının hikâyesinin içinde yaşamaya başlayabiliyor. Ve bazen insanın en konforlu yeri, değişmeye çalıştığı yer değil; kendini açıklamaya çalıştığı yer olabiliyor. Bugün çoğumuz ne yapmamız gerektiğini biliyoruz. Daha fazla dinlenmemiz gerektiğini. Daha az karşılaştırmamız gerektiğini. Bazı korkularımızın üzerine gitmemiz gerektiğini. Mükemmel anı beklemememiz gerektiğini. Ama bilmek ile yapmak arasında görünmez bir boşluk var. Çünkü değişim sadece bilgiyle gerçekleşmiyor. Sinir sistemi de işin içinde. Nörobilim bize şunu söylüyor; beyin öncelikle haklı olmakla değil, güvende kalmakla ilgileniyor. Bu yüzden bazen yeni olan iyi olsa bile eski olana dönüyoruz. Çünkü tanıdık olan, belirsiz olandan daha güvenli hissettirebiliyor. Belki de bu yüzden insan bazen değişmek istiyor ama aynı yerde kalıyor. Sorun isteksizlik değil. Sorun, bedenin henüz o değişime güvenememesi olabiliyor. Kendine acımak insanı olduğu yerde tutabiliyor. Şefkat ise hareket edebilmesi için alan açıyor. Biri "Ben zaten böyleyim" diyor. Diğeri "Zorlanıyorum ama yine de devam edebilirim" diyor. Biri hikâyenin içinde kalıyor. Diğeri hikâyeyi görüp yoluna devam ediyor. Psikolog Kristin Neff'in araştırmaları bunu çok net gösteriyor; öz şefkat motivasyonu azaltmıyor. Tam tersine, insanların hatalarından sonra yeniden ayağa kalkmasını kolaylaştırıyor. Çünkü insan değişimi çoğu zaman korkuyla değil, güvenle sürdürebiliyor. Belki de şefkat tam olarak bu. Kendini bırakmamak. Eskiden cesaretin korkunun geçmesinden sonra geldiğini sanıyordum. Önce hazır hissedecektim. Önce daha çok
Substack
💫Sanat, tarih ve bilişimin buluştuğu bu eser sizleri tarihe ve maceraya doyuracak. Osman Hamdi Bey'in hayatı ve eserleri hakkında da geniş bilgi sahibi olacağınız bu kitabı ben çok beğendim. Titiz bir araştırmanın ürünü olduğu o kadar belli ki.👌 💫İlk sayfalardan itibaren temposunu hiç kaybetmeyen bu eseri kesinlikle okuma listelerinize eklemelisiniz.
Reklam
Reklam