Hasret ve Elemlerim
Puan vermedi·160 syf.··
2026 36. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 14:10
‘Ah Abdulkadir’ demekten kendimi alamadım… Son dönem Osmanlı hanedan üyeleri hakkında bilgi edinmek isteyenlere tavsiyemdir. Macide Hanım kendi anılarını kaleme dökmüş ve bu kitap için “hayatımın romanıdır” der. Hatta bu hatıratın filme geçirilmesi ve başrolünü oynaması için de teklif aldığı söylenir. Neler yaşamamıştır ki Macide Hanım… Sorumsuz, bencil, hovarda bir şehzadenin eşi olmak onun bu hayattaki en büyük sınavı olmuştur.
Tarih
Hasret ve ElemlerimMacide Mustafa · Timaş Yayınları · 202611 okunma
Sıradan İnsan, Olağanüstü Kötülük
7/10
·816 syf.·
2026 146. kitabı
Bazı kitaplar yalnızca bilgi vermez; insanın kendine ve çevresine bakışını da değiştirir. Philip Zimbardo'nun Şeytan Etkisi benim için tam olarak böyle bir kitaptı. Sayfalar ilerledikçe kötülüğün yalnızca "kötü" insanlara ait olmadığını, bazen içinde bulunulan koşulların sıradan insanları bile bambaşka birine dönüştürebileceğini görmek hem düşündürücü hem de rahatsız ediciydi. Kitabı okurken sık sık "Ben aynı durumda olsaydım nasıl davranırdım?" diye kendime sormadan edemedim. En beğendiğim yönü, insan davranışlarını tek boyutlu değerlendirmemeyi öğretmesi oldu. Stanford Hapishane Deneyi üzerinden yapılan anlatımlar, otoritenin, rollerin ve içinde bulunduğumuz ortamın üzerimizde sandığımızdan çok daha büyük bir etkisi olduğunu gösteriyor. Kitap sadece psikoloji anlatmıyor; aynı zamanda toplumu, sistemi ve bireyin sorumluluğunu da sorgulatıyor. Bu yüzden okurken yalnızca yeni bilgiler edinmedim, birçok konuda kendi düşüncelerimi de yeniden gözden geçirdim. Bununla birlikte kitap benim için her zaman kolay ilerlemedi. Bazı bölümlerde ayrıntılar ve akademik açıklamalar gereğinden fazla uzadığı için okuma temposu düştü. Ayrıca Zimbardo'nun kendi deneyini anlatırken zaman zaman kendisini savunuyor gibi hissettirmesi de dikkatimi çekti. Üstelik Stanford Hapishane Deneyi'nin günümüzde bilimsel açıdan çeşitli eleştirilere maruz kaldığını bilmek, kitabı daha sorgulayıcı bir gözle okumamı sağladı. Bu yüzden kitabın anlattıklarını kesin doğrular olarak değil, üzerine düşünülmesi gereken önemli fikirler olarak değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum. Sonuç olarak Şeytan Etkisi, kolay okunan ama etkisi uzun süren kitaplardan biri. Beni en çok etkileyen şey, kötülüğün dışımızdaki insanlardan çok, uygun koşullar oluştuğunda hepimizin içinde ortaya çıkabilecek bir potansiyel olduğunu
1000Kitap
Şeytan EtkisiPhilip Zimbardo · Say Yayınları · 2017234 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Dil Belası İnceleme
7/10
·176 syf.··
2026 9. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 14:00
Uzun zamandır okumak istediğim kitaplardan biriydi.Kitabi okurken farkında olmadan yaptığımız ve söylediğimiz şeylerin hayatlarımıza ne kadar etki edebildiğini öğrenmek kendi açımdan bana büyük katkı sağlayacağını düşünüyorum.Düşünmeden konuşmanın aslında ne kadar tehlikeli olduğunu bu kitapta açıkça görebiliyorsunuz.Bu kitap sayesinde bu konuda daha fazla bilgi edinmek için bu konuda daha fazla araştırma yapma amacı kazandım.Dogru bildiğimiz ya da zararı olmayacağını düşündüğümüz en ufak şeylerin bile ne kadar tehlike taşıdığını görmek insanı dehşete düşürüyor.Bu kitap sayesinde yeni şeyler öğrendim ve tam anlamıyla bir şeyler kazanabildim. Kesinlikle okunmaya değer bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Dil Belasıİmam Gazali · Nesil Yayınları · 202417bin okunma
6/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2026 40. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 12:25
Dini temaların yoğun olduğu kitapları pek sevmiyorum.Kitap benim okuma tarzım olmasa bile,bazen "ne zaman biticek bu kitap" desem de, sevdiğim tarafları da var.Mesela 104 sayfa olmasına rağmen çok fazla bilgi var kitapta.Üstelik gerçek bir hikayeye dayandığını öğrenince çok şaşırdım.Kitapta genel olarak bazı olayları gözümde tam canlandıramamamın sebebi hızlı akışı yüzünden olabilir,bilmiyorum.Karanlık tarafları da var hemde.Yazarın "İntihar dükanı" kitabını daha çok sevmiştim diye bilirim.Belki de bu kitaba bayılmamamın sebebi ilk başta çok başka beklentilerimin olmasıdır.Bu kadar.Teşekkürler!
Dansa DavetJean Teule · Sel Yayıncılık · 202011,1bin okunma
Puan vermedi·560 syf.··
2026 5. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 12:17
Bu kitap Mezopotamya, Ezidi halkı ve suyun kadim mirası üzerine okuyanda bambaşka kapılar açan bir kitap… Bu kitaba hakkıyla bir inceleme yazılması kaanatindeyim. Okurken çok fazla not aldım çok fazla kaynak ve tarihsel bilgi edinmem gerektiğini keşfettim. Buraya şimdilik böyle kısa bir not düşüyorum. Eğer birgün zaman bulabilirsem bu kitabın hakettiği incelemeyi buraya yazacağım.
Gökyüzünde Nehirler VarElif Şafak · Doğan Kitap · 20251,738 okunma
Mevlânâ'da Ulûhiyyet Anlayışı
10/10
·236 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
Bazı kitaplar yeni bilgiler öğretir. Bazıları ise bildiğimizi sandığımız şeylere yeniden bakmayı sağlar. "Mevlânâ'da Ulûhiyyet Anlayışı" ikinci gruba giren eserlerden biri. Atilla Baran Can Çelebi bu çalışmasında Mevlânâ'nın Allah tasavvurunu, kelâm ilmi açısından incelemeyi amaçlıyor. Kitabın temel sorusu oldukça nettir: Mevlânâ'nın Allah'ın varlığı, birliği, isimleri ve sıfatları hakkındaki görüşleri İslâm düşünce geleneği içerisinde nereye yerleştirilebilir? Eser boyunca yazar, Mevlânâ'yı sadece bir şair ya da mutasavvıf olarak değil; aynı zamanda döneminin ilmî tartışmalarını bilen, kelâm, fıkıh, mantık ve felsefe alanlarına hâkim bir düşünür olarak ele alıyor. Bu yönüyle kitap, Mevlânâ'nın sadece Mesnevî'den ibaret olmadığını da hatırlatıyor. Kitabın dikkat çekici taraflarından biri, Mevlânâ'nın akıl ve vahiy arasında kurduğu dengeyi göstermesidir. Yazarın ortaya koyduğu tabloya göre Mevlânâ, ne aklı tamamen dışlayan bir anlayışa sahiptir ne de hakikati yalnızca aklın sınırları içerisine hapsetmektedir. Akıl onun için gerekli bir araçtır; ancak hakikatin son durağı değildir. Bu nedenle Mevlânâ, Allah'ın varlığına dair aklî delilleri kullanırken aynı zamanda keşf, tecrübe ve kalbî idrake de önemli bir yer verir. Eserde üzerinde durulan bir diğer konu ise Mevlânâ'nın Ehl-i Sünnet düşüncesiyle olan ilişkisidir. İnceleme sonucunda Mevlânâ'nın itikadî açıdan bütünüyle yeni veya farklı bir sistem ortaya koymadığı, genel hatlarıyla Ehl-i Sünnet çizgisi içerisinde değerlendirilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır. Bununla birlikte yazar, Mevlânâ'yı belirli bir mezhep ya da düşünce kalıbına sıkıştırmanın doğru olmayacağını da vurgular. Çünkü Mevlânâ'nın asıl kimliği bir kelâmcıdan çok bir mutasavvıftır. Kitabın sonuç bölümünde yer alan önemli tespitlerden biri şudur:
Mevlâna’da Ulûhiyyet AnlayışıAtilla Baran Can Çelebi · Kabalcı Yayınevi · 20252 okunma