Ağlamaklı oluyorum.. Çocukken ağaçtan düşüp ayağım kırılmıştı da ağlayamamıştım. Mektepten kaçtığım için Kadir Hoca falakaya yatırırdı da beni bir türlü ağlatamazdı. Tenhalara doğru koşarcasına yürüdüm, fabrikaya vardığım zaman, kentin öte tarafındaki yamaca oturdum; önümde, çamuru hiç kurumayan yol bitmiyor; fakat kimsecikler yok.. Oh ne âlâ, kimsecikler yok..