"He is half of my soul, as the poets say."
ya ben bu kitabın beni bu kadar mahvedeceğini tahmin etmemiştim.. ne yazcam kelimeleri nasıl toplıcam hiç bilmiyorum hala. Madeline Miller mitolojik bi efsaneyi alıp öyle bi aska, öyle zarif bi bağlılığa dönüştürmüş ki kitabı bitirdiğimde göğsümde kocaman bi ağırlık vardı hala etkisinden cıkamıyorum ağlamaktan yoruldum ..
biz akhilleusu hep o yenilmez gururlu yarı tanrı savasçı olarak bildik ya hani, tarihteki o gaddar imajı falan. ama bu kitap bize onun savas meydanlarındaki ihtişamını diil patroklosun gözlerindeki o saf masum halini anlatıyo. o kadar insani ki.. hele o Chiron'un yanındaki çocukluk yılları, pelion dağındaki o huzurlu günler.. yazar oraları o kadar güzel anlatmış ki keşke hep orada kalsalardı dedim okurken.
patroklosun sadakati, o herkesin korktuğu akhilleusun onun yanındaki o çocuksu ama devasa sevgisi içimi titretti resmen. bi de şu kader mevzusu ve tanrıların o kibirli, bencil dünyası beni acayip delirtti okurken.. özellikle Thetis karakterine o kadar sinir oldum ki anlatamam, kadındaki o kibir ve oğlunu sadece şan şöhret için harcama isteği delirtti beni. iki ölümlünün kaderin önüne geçemeyen o çaresiz ama yine de pes etmeyen hikayesini izlemek hem büyüleyiciydi hem de cok can yakıcıydı bence truva savaşı başladığı andan itibaren zaten kalbim sıkışa sıkışa okudum, o savaşın anlamsızlığı, gurur yüzünden verilen o kayıplar falan çok iyi işlenmişti.
yazarın dili de o kadar akıcı ki betimlemeler falan acayip şiirsel, sanki düz yazı diil de bi melodi okuyosun gibi. akhilleusun şan şöhret açlığıyla patroklosun o şifacı, merhametli yönünün tezatlığı muazzam verilmiş. sonunu bile bile okumak canımı cok yaktı, o son sahneler, mezar taşındaki o isim detayı falan beni benden aldı bittim orda zaten.. ama her saniyesine
Aşırı aşırı beğendiğim bir seri neden bilmiyom ama çok seviyorum iki kere okudum iki kitabınıda ve yine diyecem ama çok sevdim
Ula 150 karakter ne ya ben bu kadar yazmak istyom
Roman tadında bir kitap gerçeklere atıfta da bulunulmuş fazla eleştirmeyeceğim lakin yorumlarda gördüğüm kadar da methedemeyeceğim yerine göre sıkıcı yerlerine göre akıcı bir kitap olmazsa olmaz değil Abdülhamid’in hayatını anlatan birinci kitabı okuduktan sonra filmi de vardı bunun bir bakayım dedim filmi bu romandan çok çok daha kaliteli diyebilirim lakin orada da sarayda ki bayanlar arası münakaşalara çok girmişler ve bölümlerin süresi çok uzun, zamanı olan kesinlikle izlesin çok güzel dizi lakin dediğim gibi çok zaman alacak cinsten devamını getirir miyim bilmiyom izlememin şu an 21. bölümdeyim
Simdik ben bunu okumadim hic ucundan basladim ama karısık gelince baska kitaba gectim zora düsünce okuycam cjsjjxjs neyseh devam edim nasi inceliycemizi soylememisler ben bunu görünüsüyle yardilamak istiyom bu kitap cok yakisikli kitapta bi karizma var yani baya da ağır bu arada bundan cok sayfali bi kitap yaninda hafif kaliyo neredeyse sonra yakisikliligina gelirsek kitap sıyah sayfali yazilari beyaz o yüzden ayrı bi cekici ben karakterlerini daha bilmiyom asik olamadim ama kitaba asik oldum yani kitap direkt kocam benim okurken cok ellemeyin jdjdhjx
ben sahsen begendim. ilk iki hikaye çok güzeldi ayrıca bizim türk hikayelerine de benzettim ama hangi dönemin türk hikayelerine bilmiyom. uzun araba yolculugunda molalarda böyle ufak tefek HAYATINIZI DEĞİŞTİRECEK ÖYKÜLER tarzı kitaplardaki hikayeler gibi o yüzden sıkılmadım
RaşomonRyunosuke Akutagava · Can Yayınları · 20242,416 okunma
kitabı üç ayda okuduğum için mi bilmiyom hiç sevemedim konusu ilgimi çekmedi sanırım sırf kitabı beğenmediğimi yazmak içşn aylar sonra uygulamaya girdim diyom gerisini anlayın
KardeşlerBrigitte Reimann · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023255 okunma