Brigitte Reimann / Kardeşler
Yazar Almanya’nın Doğu ve Batı olarak bölündüğü dönemleri birebir yaşamış ve bu acı günleri günlük olarak tutarken bu kitabı yazmaya karar vermiş.
Doğu Almanya’da aynı evde aynı hayatı paylaşan üç kardeşin o dönemde yaşadıkları fikir ayrılıklarına ve birbirleri ile olan ilişkilerine ayna tutuyor. Kitabın başlarında abileri Konrad Batı Almanya’ya yerleştiği için geride kalan Uli ve Elizabeth kardeşler etrafında dönüyor genel olarak hikaye. Gitmek isteyenlerin nedenleri ve kalanların düşünceleri o dönemlerin zorluklarını anlamak adına çok güzel ve net bir şekilde anlatılmış.
Kardeşlerin çocukluklarına ve gençliklerine anılarıyla yolculuk yapıyor, onları daha yakından tanıyoruz. Birbirlerine çok bağlı olan kardeşlerin ilişkileri biraz düşündürücü. Yakın olmaları ve her şeyi birbirleri ile paylaşmaları çok güzel olsa da, yazarın çoğu yerde “dokununca heyecanlanıyorum” ya da “evlenmek için senin gibisini arıyorum” gibi ifadeleri ve her gittikleri ortamda insanların onları sevgili sandıklarını yazması bu nasıl bir kardeşlik ilişkisi diye düşünmenize sebep oluyor.
Uli’nin Doğu’dan umudunu kesmesi, Batı’nın ona özgürlük ve gelecek sağlayacağına inanması ile gitme kararını Elizabeth’e açıklaması. Elizabeth’in ise Doğu’ya gönülden bağlı olması ve gidenin ihanet ettiğini düşünmesi ile abisi Uli’yi caydırma çabalarını okuyacaksınız. Uli özgürlük olarak düşündüğü Batı’yı mı yoksa çok sevdiği kardeşini mi seçecek?
Keyifli okumalar…
KardeşlerBrigitte Reimann · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023255 okunma
Kardeşler, duygusal olarak güçlü ama kurgu açısından zayıf bir roman. Yazarın niyeti çok açık, duygular çok temiz ama olay eksikliği , kitabın derinleşmesini engelliyor. Yine de aile bağlarını, ideolojik ayrılıkları ve kişisel çatışmaları sakin bir dille okumak isteyen herkes için etkileyici olabilir.
KardeşlerBrigitte Reimann · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023255 okunma
Brigitte Reimann’ın gençliği Almanya’nın ikiye bölündüğü yıllarda geçmiş. Doğu Almanya’da bulunmuş Batı Almanya’ya kaçmayı çözüm olarak görmemiş. Sosyalizme inanmış ama devletin baskıcı yanını onaylamamış. 39 yaşında hastalık sebebiyle hayatını kaybetmiş.
Kardeşler kitabı, yazarın hayatından otobiyografik izler taşıyor. Elisabeth’in önce büyük abisi Batı Almanya’ya gidiyor, sonra çok yakın olduğu kardeşi Uli de gitmek istiyor. Yazar da aynı şeyi yaşamış, kardeşi Batı Almanya’ya gitmiş.
Kitapta Elisabeth Batıya gitmek isteyen kardeşini kalması için ikna etmeye çalışıyor.
Elisabeth, koyu sosyalist bir karakterdir. Uli ise mantığını dinleyen bir mühendistir.
Almanya’nın doğusunda (DDR) sosyalist insanlar yetiştirmek hedefleniyordu ve sovyet dostluğu hakimdi.
İnsanların ne yaptığını sıkı takip eden bir yönetim vardı. İşsizlik, sağlık hizmetleri, gıdaya erişim gibi konular güvence altına alınmıştı ama her şey belli bir sınır ve sıkı denetim içerisindeydi. İthal ürünlere erişmeleri zordu ve daha fazlasını elde etmek için uzun bekleme sıralarına girmeleri gerekiyordu.
Mesleki anlamda tatmin yaşamayan Uli, bu ideolojiyi zamanla mantığına kabul ettirememeye başlıyor.
Yazar aynı zamanda insanların, ailelerin bu ideolojiden nasıl etkilendiğini de ele almış. Batıya giden gençler, ailede kimi zaman hain olarak anılmış, derin acılar yaşanmış ve aileler parçalanmış. Kardeşinden kopamayan ve duygusal yönü çok güçlü olan Elisabeth’in iç dünyası karanlıklarla doluyor.
Doğu Almanya rejimi, devletin ideolojisine hizmet eden Totaliter bir yapıydı. Elisabeth gibi milliyetçi bir ressam bile bu düzeni iç dünyasında sorguluyor, zaman zaman muhalif düşüncelerde kayboluyordu. Sanat ideolojiye hizmet ediyordu ve Elisabeth’in soyut sanatına yer yoktu. İşçi ve sanatçı birbirine karışmış
KardeşlerBrigitte Reimann · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023255 okunma
Normalde ince hacimli kitapları bir-iki günde rahatlıkla bitiririm. Kardeşler ise sayfa sayısı az olmasına rağmen dört gün elimde süründü. Bu bile benim için eserin temposu hakkında bir fikir veriyor.
Romanın odak noktası, idealler ile aile bağlarının çatışması. Tarihsel arka plan olarak Doğu ve Batı Almanya arasındaki ayrılık önemli bir sahne kuruyor. Ancak yazarın ele aldığı bu mesele, benim okuma deneyimimde duygusal yoğunluk ve edebi derinlikten çok, biraz didaktik bir his uyandırdı. Karakterlerin seçimleri ve iç çatışmaları zaman zaman etkileyici olsa da, çoğu yerde onların düşünce ve duygularının fazlaca “yönlendirilmiş” olduğunu hissettim.
Ayrıca anlatımda sık sık duyguların fazla abartıldığı, dramatik vurguların yoğun kullanıldığı bölümler vardı. Bu durum, karakterlerin gerçekçi yanını gölgeledi ve ben okurken kendimi hikâyeye kaptırmakta zorlandım. Bazı pasajlar gerçekten etkileyici ama bütün olarak baktığımda üslup bana biraz “propagandaya yakın” geldi.
Kurgu açısından da aynı şey geçerli. Zaman atlamaları ve geçişler, olayların akışını toparlamak yerine dağıtmış gibi hissettirdi. Kimi bölümlerde yoğun bir duyguya çekildim, hemen ardından ise kopuk bir anlatım yüzünden ilgim azaldı.
Kısacası, Kardeşler’in tarihsel önemi ve edebiyat dünyasındaki yeri tartışılmaz. Ancak kişisel okuma deneyimim açısından, düşündüğüm kadar akıcı ve içine çeken bir kitap olmadı. İnce olmasına rağmen bitirmekte zorlanmam, eserin bana hitap etmediğinin en açık göstergesi.
kitabı üç ayda okuduğum için mi bilmiyom hiç sevemedim konusu ilgimi çekmedi sanırım sırf kitabı beğenmediğimi yazmak içşn aylar sonra uygulamaya girdim diyom gerisini anlayın
KardeşlerBrigitte Reimann · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023255 okunma
Yakalsik 5 saatte aralıksız okuyarak bitirdim. Bence 1 k daki yorumlar çok abartı , evet bir nebze bazı yerlerde çeviri kaynaklı hatalar var fakat işin özü bam başka .1945 almanyasinda bir aileyi anlatıyor kitap. Otobiyografi niteliğinde ressam bir kadının ağzından ve bakış acisindan kardeşleri ile yaşadığı ideolojik farklılıkları konu alıyor . Keyifle okudum .bence kitabı bir bütün halinde tek seferde okumalı aksi takdirde bu keyfi alabilmek en azından bu kitap için mümkün değil gibi duruyor.keyifli okumalar dilerimmm
Genç ressam Elisabeth ve birbirine bağlı iki kardeşin yaşantısına tanıklık ediyoruz.
Çok sevdiği ağabeyinin Batı' ya geçmeye karar vermesiyle birlikte iki kardeşin fikir ayrılığı gün yüzüne çıkıyor.
Dönemin Doğu-Batı Almanyası ile birlikte parçalanan yaşamlar, parçalanan aileleler ve birbirine düşen kardeşler eşlikçimiz.
Benim için genel anlamda ortalama bir okuma deneyimi oldu. Ya beklentim çok fazlaydı, ya da konuya pek dahil olamadım, bilemiyorum.
Elbette ki sevenleri ve okumayı düşününleri vardır, keyifli okumaları olsun diyelim.
Kitaplı günlere..
KardeşlerBrigitte Reimann · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023255 okunma
Aynı eğitimi alan, birlikte büyüyen, birçok konu hakkında ortak düşünceye sahip olan Elisabeth ve Uli'nin bölünmüş Almanya hakkında farklı düşüncelere sahip olduğu ortaya çıkar. Ve bu ağabeyini çok seven Elisabeth için acı bir gerçeğe dönüşür. Doğu Almanya'da yaşayan bu iki kardeş Demokratik Alman Cumhuriyeti hakkında aynı fikir ve düşüncede değillerdir. Dönemin Almanya'sında Komünistlik yayılmış durumdadır. Ressam olan Elisabeth'imiz kendini kombinada(komünist partisinde siyaset ortamında buluyor ama üye olarak bulunmuyor.) Ve dönemin komünist Almanlar'ının Rus akımına kapıldığını görebilirsiniz. Biraz romantizm biraz sosyalizm taşıyan bu kitabı merak edenler için önerebilirim fakat okurken fazla bir beklentiye girmemenizide önerebilirim diye düşünüyorum. :) Kitap Türkiye iş Bankası'nın ilk yayını, okumak isteyenlerin olduğunu düşündüğüm için kitap hakkında fazla bilgi vermek istemiyorum.
Kitaba 6 puan veriyorum çünkü maalesef beklentimin olabildiğince altında kaldı.
Ben normalde ülkenin durumundan doğru farklı tarafları destekleyen iki kardeşin birbirinden kopma anını ve bu kopuş anının getirdiği özlemi, burukluğu ve belki de pişmanlığı okuruz zannediyordum.
Fakat ne kelimenin tam anlamıyla bir ayrılık ne bir birleşme yaşandı. İlk 50-60 sayfa arka kapaktan farklı bir şekilde ilerliyor ana karakterleri onların yaşantısını okuyoruz ve tek zevk aldığım sayfalar maalesef ki bu sayfalardı.
Bu sayfalardan sonra kitaptan tamamiyle koptum ve şu anda bile ne hatırlıyorsun diye sorsanız muhtemelen kocaman bir boşluk cevabını veririm.
Maalesef kitabımız güzel bir konunun düzgün bir olay örgüsüyle ve bağlantılarla yazılmamasından ötürü okurken çok sıkan bir kitap olmuş
Bayadır merak ettiğim bir kitaptı. Konusu beklentimi yükseltti. Nazi dönemi almanyasını ve 2. Dünya Savaşı ile ilgili kurguları okumayı seviyorum. Ama bu kitap benim beklentimi karşılamadı. Allahtan kısaydı da çabuk bitirdim. Sürekli bir zaman atlamalari vardı. Onu takip etmekte zorlandım. Kardeşlerin birbirine olan nefreti bana geçmedi. Konu genel anlamda kardeşlerin görüş ayrılıklarından dolayı birbirinden uzaklaşmasini konu alıyor. Kısa zaten çok anlatıp da spoiler vermeyeyim. Kitapla kalın.
KardeşlerBrigitte Reimann · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023255 okunma
BRIGITTE REIMANN (1933-1973): Doğu Almanya’nın en önemli yazarlarından Reimann, Magdeburg’da dünyaya geldi. Alman Demokratik Cumhuriyeti’nde dile getirilmeyip bastırılan mesele ve hassasiyetlere, kendi kuşağının çektiği acılara değindiği otobiyografik yapıtlar kaleme aldı. Devletin sanatçılara yaptığı fildişi kulelerini terk edip halkla kaynaşmaları çağrısına olumlu yanıt vererek, bir sanayi tesisinde çalışan işçilere yazı dersleri verdi. Ankunft im Alltag (1961; Gündelik Yaşama Dönüş) adlı romanı sosyalist gerçekçiliğin başyapıtı olarak kabul edilir. 1964 yılında Heinrich Mann Ödülü’ne değer görüldü. Das grüne Licht der Steppen (1965; Bozkırların Yeşil Işığı) ve bitmemiş romanı Franziska Linkerhand (1974), 1973’te kanserden ölen Reimann’ın diğer önemli yapıtları arasındadır.