Apartheid, Güney Afrika Cumhuriyeti'nde, 1948-1994 yılları arasında iktidarda bulunan Ulusal Parti hükümeti tarafından uygulanan, ırkçı ve ayrımcı bir politikadır, projedir.Beyaz ırk devletin tüm kontrol mekanizmasına ele geçirip , beyaz ırkın çıkarlarını, siyah ırktan üstün tutmuştur, bu dönemde.
Beyazların dışındaki Afrika halklarını Bantu yurtlarına iterek, beyazların topraklarından uzaklaştırarak kabileciliği güçlendirmeyi amaçlamışlardır.Sözde Afrikalılar kendi bağımsız Bantu yurtlarını yaratma özgürlüğüne sahip olacaklardı bu uygulamayla.
Bantu yurtlarında artan nüfus nedeniyle barınma, gıda, sağlık, eğitim sorunları katlanarak artmış.
Küçük alanlara sıkışmak zorunda kalmıştır, siyahlar.
Damon Galgut'un İyi Doktoru'nda mekân olarak seçilen eski Bantu Yurdu'nun sözde başkentini daha iyi anlayabilmek için bahsettim bunlardan.
Apartheid rejimi sonrası, Bantu yurdu olarak kullanılmış, neredeyse terk edilmiş, insansız, yıkık dökük bir başkentin hastanesine, idealist, yeni mezun olmuş bir doktor olan Lawrence Waters gönüllü olarak gelir.
Hastanede Dr Negma, Dr Jorge Santander, Dr Claudia Santander, hemşirelikle birlikte diğer işleri yapan Thego ve anlatıcımız Dr.Frank Eloff çalışmaktadır.
Hastanenin imkânları o kadar kısıtlıdır ki ancak, ufak tefek vakalara bakıp, genellikle merkezdeki hastaneye sevk edilmektedir hastalar.
Civar köylerin halkları, burada bir hastane olduğunu bile bilmemektedir.
Lawrence ile Frank'in aynı odayı paylaşmasıyla birlikte, aralarında tuhaf, güvenilmez, bir arkadaşlık gelişir.
Frank'in kabullenmişliği, yılgınlığı, soğukluğu Apartheid rejiminin yarattığı yıkımın ağırlığını taşırken, Lawrence'ın gençliği, kararlılığı, azmi daha iyi bir dünyanın mümkün olabilmesi ihtimalini içeriyor.
Hikâye sadece bu karakterler arasında akmıyor