Sana rastlamak, seninle karşılaşmak için mi ayaklarım bir gizli ağa takılıp şu cihâna yuvarlandım?
Bana bu çalkantılı yüreği kim verdi?
Suların bile uyuduğu bu dünyâda, gece gün demeden, sana akmak için mi, durulup yatışmaz oldum.
Ne zaman doğdum, ne zaman büyüdüm? Söyle…
Dünyânın beşiğini sallayan âhenk ve sadâdan, şu hayat durağında, payıma, senin sesini kim düşürdü?
Sâmiha Ayverdi
Bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.
Okumak için öyle geç kalınmış bir kitap ki. Bitirdikten sonra durup şöyle bi düşündüm, kendim yaşamış kadar sarsıldım, üzüldüm.
Ahh Raif, Ahh Maria nasıl içten sevmişsiniz. Öyle özendim size...
Çok derin, çok anlamlı hisler kattınız bana...
Kaybedilen en kıymetli eşyanın, servetin, her türlü dünya saadetinin acısı zamanla unutuluyor. Yalnız kaçırılan fırsatlar asla akıldan çıkmıyor ve her hatırlayışta insanın içini sızlatıyor.