Ebu Eyyûb el Ensârî radıyallahu anh’dan, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: Her kim Ramazan orucunu tutar ve buna Şevval ayından da altı gün eklerse, bütün yıl oruç tutmuş gibi olur.
Muslim, sıyâm 204.
Aişe radıyallahu anha diyor ki: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hiç bir ayda, Şaban ayında tuttuğundan daha fazla oruç tutmazdı. Şaban ayının tamamını oruçlu geçirirdi.
Buhari, savm 52; Muslim, sıyâm 177.
Başka bir rivayet şöyledir: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, pek az bir kısmı hariç, Şaban ayını baştan sonra oruçlu geçirirdi.
Muslim, sıyâm 176; İbn Mâce, sıyâm 30.
Enes bin Mâlik radıyallahu anh anlatıyor: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem orucunu, namazını kılmadan önce birkaç taze hurma ile açardı. Taze hurma bulamazsa, kuru birkaç hurmayla iftar ederdi. Kuru hurma da bulamazsa, birkaç yudum su içerek iftar ederdi.
Ebu Davud, savm 21; Tirmizi, savm 10.
Amr bin el Âs radıyallahu anh’dan, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: Bizim orucumuzla kitap ehli orucu arasındaki fark, sahur yemeğidir.
Muslim, sıyâm 46.
Ammar bin Yâsir radıyallahu anh diyor ki: Her kim (Şaban’ın son günü mü, yoksa Ramazan’ın ilk günü mü olduğunda) şüphe edilen günde, (ihtiyatlı olma adına) oruç tutarsa, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e isyan etmiş olur. (Çünkü Peygamberimiz, ibadetlerde şüphe ve kuruntulara itibar etmeyi, ihtiyat ve tedbir namına da olsa ibadetlerin sınırını genişletmeyi yasaklamıştır. Dolayısıyla, belki Ramazan girmiştir, ben en iyisi o gün oruç tutayım da, Ramazan başlamışsa Ramazan orucunu, değilse de nafile oruç tutmuş olurum diyerek Ramazan’ı karşılayan kimse, ibadet edeyim derken günaha girmiş olur. Bu ölçü, diğer bütün ibadetler için de geçerlidir.)
Ebu Davud, savm 10; Tirmizi, savm 3.