Ben, kırk sekiz yaşındaki Türkan, bütün yaşamımı durarak geçirmiştim. Bütün yaşamımı birilerinin yanında durarak geçirmiştim. Birilerinin bana açtığı boşluklara sığmış, taşmamış, yükselmemiş bile ama kurumamış da, orada eski bir göl gibi durup beklemiştim. (…) Ben bugüne kadar hiç yegâne öznesi olduğum bir işe kalkışmamıştım. Hiç kendi kaderimi tayin edecek bir adım atmamış, ekseriyetle bana gösterilen yere ilişmiş, bundan şikayet etmemiş ama şimdilerde yeni yeni ve epey sarsılarak fark ettiğim şekilde bu sınırları belirlenmiş hayattan sandığım kadar tatmin olmamıştım. Bir şeyler eksik kalmış gibi geliyordu.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Biliyor musun anlamaya başlıyorum ama yine elimden alınmadan bunu ne kadar koruyabileceğimi bilmiyorum. Bana bir bak! Bana anılar veren insan sesleri duyuyorum, sonra anıları elimden alıyorlar. Bir an sanki ben o anları yaşıyormuşum gibi oluyor, sonra her zaman bomboş olduğumu ve hiçbir şey yaşamamış olduğumu anlıyorum ne o zaman ne de şimdi.
İlişkimiz sırasında duygularımı anlamaya çalışırken hiçbir duygumun olmadığını keşfettim. Ve sana anlattığım herhangi bir konudaki her düşüncem ya da görüşüme karşılık en azından yirmi başka düşüncemi ya da görüşümü anlatabilirim. Hepsi bana ait ve hiçbiri bana ait değil.