Acımla yalnız gidiyorum Mahkumiyetim yalnız gidiyor Koşmak kaderim Yasayı atlatmak için Büyük Babil\'in Kalbinde kaybolmuş Bana kaçak diyorlar Kağıdım olmadığı için Kuzeydeki bir şehre Çalışmaya gittim Hayatımı bıraktım Ceuta ile Cebelitarık arasında Acımla yalnız gidiyorum Mahkumiyetim yalnız gidiyor Koşmak kaderim Kağıdım olmadığı için Büyük Babil\'in Kalbinde kaybolmuş Bana kaçak diyorlar Ben yasa dışıyım Esrar yasa dışı Perulu kaçak Afrikalı kaçak Esrar yasadışı Acımla yalnız gidiyorum Mahkumiyetim yalnız gidiyor Koşmak kaderim Yasayı atlatmak için Büyük Babil\'in Kalbinde kaybolmuş
Bedevi bir kadına bir gün en çok hangi çocuğunu sevdiğini sormuşlar. " Hasta olanı iyileşene kadar, en küçüğünü büyüyene kadar, yolda olanı da eve dönene kadar." Afrikalı Leo, Amin Maalouf
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Uzun bir belirsizlik süreci sonunda kendi yolumu seçip rotamı oluşturdum. Beni ne bekliyor, ne yaşarım bilmiyorum ama her şey daha da güzel olacak inşallah. Şöyle bir düşündüm de uzun yıllar hep bir mücadele modundayım. İnzivaya çekilip sade ve şık kendi dünyamda yaşamak istiyorum. İki sarı kelebeğin birbirine yörünge olarak uzunca uçup birlikte ilerlediğini seyrettim bugün. Blok3'ün yeni albüm haberi beni daha iyi hissettirdi, şarkıları müthiş. Afrikalı Leo'yu uzun sürüncemeler sonucu bitirdim. Yeni kitabıma başlayıp Kore dizimi bitireceğim. Kendimden en razı olduğum dönemdeyim. Biri "Ben artık sıradan biri olmak istiyorum." demişti, ne demek istediğini daha da iyi anlıyorum artık. Her şey anını bekler ve arayan bulur sevgili okur. Akışa bırakıyorum ama can simidim de elimde. Bu profil uzun zamandır gizliydi, takipçileri engelleyip kendi kendime konuşuyordum, ama yapay zeka kendimi saklamayıp kalbimi açmam gerektiğini söylüyor, buradan başladım ben de. Kim okur bilmem ama burası benim anı ve alıntı defterim, kendim için yazıyorum zaten. Görüşmek üzere <3
Nacizane Tavsiye Ettiğim Kitaplar...
rahmetli mustafa necati sepetçioğlu'nun şu kitapları: dünki türkiye serisi'nin 12 kitabı 1- kilit 2- anahtar 3- kapı 4- konak 5- çatı 6- üçler yediler kırklar 7- bu atlı geçide gider 8- geçitteki ülke 9- darağacı 10- ebemkuşağı 11- sabır 12- gece vaktinde gündönümü sabır ağacı serisi: 1- sahibini arayan toprak 2- zaman toprak ve sahibi 3- zaman yürüyüşü 4- zaman bir dar kapıda 5- zaman sarkacı 6- zaman yok 7- zaman dönümü 8- zaman uyanışı yesili hoca ahmed serisi: 1- sesler ve ışıklar 2- hurmalığın ak doğanı 3- aydınlığın mührü
1000Kitap
Osmanlı’daki kölelik düzeni homojen değildi; içinde çok sert bir ırksal ve sınıfsal hiyerarşi barındırıyordu. Osmanlı saray hiyerarşisinde özellikle Ak Ağalar (Beyaz hadımlar) ve Kara Ağalar (Afrikalı hadımlar) şeklinde iki grup vardı. Zamanla Kara Ağalar, sarayda ve haremde mutlak bir güç odağı haline geldi. İslam hukuku, bir insanı hadım etmeyi kesin bir dille yasaklamıştı. Osmanlı bu yasal engeli aşmak için korkunç bir ikiyüzlülük yöntemi geliştirdi. Hadım etme işlemi imparatorluk topraklarında değil, kölelerin toplandığı Sudan, Etiyopya (Habeşistan) ve Yukarı Mısır gibi bölgelerde, yerel Hristiyan veya Yahudi tüccarlar ile kabile liderleri eliyle yapılıyordu. Küçük yaştaki erkek çocukları hiçbir hijyenik ortam olmadan ameliyata alınır, cinsel organları tamamen veya kısmen kesilirdi. Bu operasyonlar esnasında enfeksiyon ve kan kaybından dolayı çocukların yaklaşık %70 ila %80'i hayatını kaybederdi. Hayatta kalanlar ise İstanbul'a getirilip saraya ve zengin konaklarına satılırdı. Sarayda en tepeye yükselen Darüssaade Ağası (Kızlar Ağası), sadrazam ve şeyhülislamdan sonra devletin en güçlü üçüncü figürü haline gelebiliyordu. Ancak bu güç, arkasında hiçbir aile veya soy bırakamayacak, tamamen saraya bağımlı ve yalnız bırakılmış bir insanın trajedisi üzerine kuruluydu. Siyahi cariyeler, Osmanlı ev içi hiyerarşisinde genellikle en alt basamağa, yani ağır ev işlerine, mutfağa, temizliğe ve çocuk bakımına (kalayık/baba mürebbiye) konumlandırılırdı. Beyaz cariyeler estetik ve üreme odaklı bir "statü" objesi olarak görülürken, siyahi kadınlar doğrudan kaba iş gücü olarak sömürülüyordu. Doğu Afrika'dan (Etiyopya/Habeşistan) getirilen cariyeler, ten renklerinin daha açık olması ve kültürel yapıları sebebiyle Sudanlı kadınlara göre daha "ayrıcalıklı" kabul edilir, bazen sarayda
1000Kitap
2005 yılında Afrikalı küçük bir çocuğun yazdığı şiir
SEN ŞİMDİ BANA RENKLİ Mİ DİYORSUN?Doğduğumda Siyahtım. Büyürken Siyahtım. Güneşe çıktığımda Siyahtım. Hastayken Siyahtım.... Öldüğümde hâlâ Siyahtım... Ve Sen Beyaz Çocuk.... Doğduğunda Pembesin. Büyürken Beyazsın. Güneşe çıktığında Kırmızı. Üşüdüğünde Mor. Korktuğunda Sarı. Hastayken Yeşil. Öldüğünde de Grisin. Sen şimdi bana renkli mi diyorsun?
Şiir