“İnsan yapıcıdır, yeni yollar açmayı sever, bu su götürmez bir gerçektir. Fakat neden acaba bir yandan da yıkmaya, her şeyi kaos haline getirmeye bayılır?"
anti-Kahraman denilen bir karekter tipi var. bir Kahraman da hangi özellikler varsa anti-kahraman da bunun zıddı vardır. Kahraman güçlüdür, cesurdur insanlar tarafından sevilir. Anti-kahraman ise Zayıftır korkaktır. Insanlar tarafından sevilmez. Hatta nefret edilir. Dostoyevski'nin Yeraltından Notlar daki kahramanı aslında tam bir anti-kahraman kitabın ilk cümlesi bile anlatıcının kendini yermesi ile başlıyor. Ben hasta bir adamım kötü bir adamım suratsız bir adamım ben Fakat bu kitaptaki ana karakter olan yeraltı adamı Dostoyevski'nin diğer eserlerindeki ana karakterlerden çok farklı Hatta bu kişi için Dostoyevski'nin tarzının dışında bir karakter tasarımı diyebiliriz. mesela Dostoyevski'nin diğer büyük eserlerindeki ana karakterleri bakarsak raskolnikov, Ivan karamazov, nikolay stavrogin veya Prens mişkin bu karakterler her ne kadar Yeraltından Notlar da olduğu gibi trajik senaryolarla karşılaşsalarda hem fiziksel açıdan hem de okuyucuda bıraktıkları etki bakımından ilgi çekici biçimde tasarlanmıştır. Dosteyevski Sanki bu karakterleri bilerek yakışıklı karizmatik ve etkileyici bir biçimde bize sunar. Oysa bu eserdeki yeraltı adamı sokakta görsek yolumuzu değiştireceğimiz veya iğrenerek bakacağımız bir şekilde tasvir edilmiş. Bu açıdan Yeraltından Notlar a baktığımızda Dostoyevski'nin diğer eserlerinden ayrıldığını görüyoruz. O zaman sorumuzu soralım bu yeraltı adamının derdi ne ?
Kitabın ilk kısmında uzun uzun içini döken yeraltı adamı insanın acı çekmekten zevk alması kendi çıkarına aykırı hareket etmeyi sevmesi ve akıldan epey uzak davranışlar sergilemesi gibi konulara değiniyor. O zaman bu yeraltı adamının