Muharrem 10
​Nuh'un Gemisi Geleneği: En yaygın inanışa göre, Nuh Tufanı tufanından sonra geminin karaya oturmasıyla (Cudi Dağı), gemide kalan son malzemelerin (buğday, nohut, fasulye, kurutulmuş meyveler vb.) bir araya getirilerek kaynatılmasıyla ortaya çıkmıştır. Bu yönüyle aşure, bir şükür ve kurtuluş çorbasıdır. ​Birlik ve Beraberlik: Aşure, birbirinden çok farklı tat ve yapıdaki onlarca malzemenin (tatlı, tuzlu, sert, yumuşak) aynı kazanda pişerek muazzam bir uyum yakalamasını simgeler. Bu durum, toplumdaki farklılıkların bir arada, barış içinde yaşamasını temsil eder. ​Muharrem Ayı ve Kerbela: İslam tarihinde, özellikle Şii ve Alevi kültüründe Muharrem ayının 10. günü yaşanan Kerbela Olayı (Hz. Muhammed'in torunu Hz. Hüseyin ve şehit edilenler) anısına pişirilir. Bu yönüyle hem bir yas hem de zorluklara karşı direnç ve hürriyet sembolüdür. ​Paylaşma ve Bereket: Aşure hiçbir zaman sadece ev halkı için yapılmaz. Bolluk ve bereketi simgeler; komşulara, akrabalara ve ihtiyaç sahiplerine dağıtılarak toplumsal dayanışmayı pekiştirir.
➡️ *Aşure günü ve gecesi* *Sual: Aşure günü ve gecesinin fazileti nedir ve neler yapılmalıdır?* *Cevap:* *Aşure gecesi,* Muharrem ayının onuncu gecesidir. Muharrem ayı, Kur’ân-ı kerimde kıymet verilen dört aydan biridir. Aşure, bu ayın en kıymetli gecesidir. Allahü teâlâ, birçok duaları Aşure günü kabul buyurdu. Âdem aleyhisselâmın tevbesinin kabul olması, Nuh aleyhisselâmın gemisinin tufandan kurtulması, Yunus aleyhisselâmın balığın karnından çıkması, İbrahim aleyhisselâmın Nemrudun ateşinde yanmaması, İdris aleyhisselâmın diri olarak göke çıkarılması, Yakup aleyhisselâmın, oğlu Yusuf aleyhisselâma kavuşması ve gözlerindeki perdenin kalkması, Yusuf aleyhisselâmın kuyudan çıkması, Eyüp aleyhisselâmın hastalıktan kurtulması, Musa aleyhisselâmın Kızıldenizden geçip, Firavunun boğulması ve İsa aleyhisselâmın vilâdeti ve Yahudilerin öldürmesinden kurtulup, diri olarak göke çıkarılması hep Aşure günü oldu. Nuh “aleyhisselâm” gemide aşure tatlısı pişirdiği için Müslümanların Muharremin onuncu günü aşure pişirmesi ibadet olmaz. Muhammed “aleyhisselâm” ve Eshâb-ı kiram “radıyallahü anhüm ecma’în” böyle yapmadı. Bugün aşure pişirmeği ibadet sanmak, bidattir, günahtır. Muhammed aleyhisselâmın yaptığı veya emrettiği şeyleri yapmak ibadet olur. Din kitaplarının yazmadığı, Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirmediği şeyleri yapmak, sevab olmaz. Günah olur. O gün, herhangi bir tatlı yapmak, tanıdıklara ziyafet, fakirlere sadaka vermek sünnettir, ibadettir. İbni Âbidîn, beşinci cild, ikiyüzyetmişaltıncı sahifede diyor ki, (Kirpiklere sürme çekmek sünnettir. Fakat, bunu yalnız Aşure günü yapmak haramdır). Hazret-i Hüseyin “radıyallahü anh” o gün şehit oldu diyerek, matem tutmak, dövünmek de bidattir. Günahtır. Şiiler, hazret-i Hüseyin için matem tutuyorlar. Hazret-i Hüseyni, hazret-i
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sarkaç 3 ayracı mükemmel
Bu gemide bir şeyler yasanmistida(ohm ohm) neyse Mükemmel yaaa
Aptallar Gemisi 1490-1500 tarihli - Hieronymus Bosch
Aptallar Gemisi bir grup insanın daha doğrusu işe yaramaz, tembel, açgözlü bir grubun tekneyle uzaklaşmasıni resmediyor.Kırık dallardan bir dümen, dümende bir soytarı, şarkı söyleyen bir keşiş ve rahibe, masadaki kirazlar şehvet sembolu, kendi zevklerine dalmış bir grup insan "Asla yol alamayacak" bir gemide ama farkında bile değiller."Asla yol alamayacak bir gemi" bu metafor, eserin kalbini oluşturur. Bosch, Sebastian Brant’ın 1494 tarihli ünlü hiciv şiiri Das Narrenschiff (Aptallar Gemisi) ile neredeyse aynı dönemde bu temayı işlemiştir. Merkezde karşılıklı oturan Fransisken keşişi ve lavta çalan rahibe, kilisenin ahlaki çöküşünü simgeler. Hristiyan teolojisinde "Kilise" (Navis Ecclesiae), ruhları kurtuluş limanına taşıyan kutsal bir gemi olarak sembolize edilir. Bosch, bu kutsal gemiyi bir aptallar teknesine dönüştürerek dönemin dini otoritesine sert bir eleştiri yöneltir.Dümen yerine kullanılan kırık dal ve ağacın tepesinde, insan kalabalığına arkasını dönmüş içki içen soytarı aklın ve rehberliğin tamamen terk edildiğini gösterir.
Sanat
Biz aynı gemide falan değiliz. Ben seninle aynı gemide olduğunu zanneden bir gerizekalıyım.
Soluk bir deniz gibi içim. Son gemide kalktı, ve sen son yağmurların ardından yine yoktun. Yokluğuna ben ve martılar eşlik etti çığlıklarımızla