Doğduğumuz zaman yuvarlak,keskin saf bir yüzümüz vardır.içimizde evren bilincinin kırmızı ateşi yanar durur.Ama yavaş yavaş bizi,ana babalar yer,okullar yutar,sosyal kuruluşlar emer,kötü alışkanlıklar kemirir,yaş ise tüketir.
Bireyselliğimiz bizim tek varlığımızdır .Onu güvenlik uğruna ya da toplumun çıkarı uğruna değiş tokuş etmeye elden çıkarmaya razı olanlar bulunabilir.Ama onu koruyan,hayatın buruk yollarında onu hep yanında taşıyan,sevgide,düşüncede,ona sadık kalan,sabah yıldızınca kutsanır