Her durumu kontrol edemediğimizi, her savaşı kazanamadığımızı fark ettiğimizde tevekkül ve teslimiyet sökün eder. Dalganın aktığı yönde akmak. Kader atının dizginlerinin elimizde olmadığını bilmek. "Niçin oldu?" diye sormak yerine, "Ne oldu ve bu bana ne öğretiyor?" demek. Ben bilmiyorum, ben bilme makamında değilim, Allah biliyor. Bildiğimizi sandığımız zamanlar bir yanılsamadan ibaretti. Hiçbir zaman tam olarak bilmedik ve bilemeyeceğiz. "Kaderin üzerinde bir kader vardır." Teslimiyet ruhumuzu gaybın bağışlarına açmaktır. "Ümitsiz hastalıkların, mukadder felaketlerin son bir ilacı vardır: tahammül ve tevekkül. Elemlerde bir gizli şefkat var gibidir. Şikâyet etmeyenlere, kendilerini güler yüzle karşılayanlara daha az zalim olurlar," der Reşat Nuri Güntekin, Çalıkuşu adlı romanında.
Bu dünya çölünde kaybolmuş ruhunu arayan zavallılardan birisiyim sadece. O'nun lütfunu hissettiğim zaman kanatlanan bir yüreğim, O'ndan yalnızlaştığım her seferinde, can sıkıntısının bir mengene gibi sıktığı bir ruhum var.