10/10
·1552 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 23:42
Edmond, bütün servetin kaybettiğin şeyin yanında eksik kalıyor. Suç işlenir, zaman akıp geçer, suçu işleyenler iyi yerlere gelir ama geçmiş insanın yakasını hiç bırakır mı? Monte Cristo Kontu severek okuduğum ve her karakter üzerinden kişilik tahlili yapılacak harika bir roman! Romandaki yan karakterler bile olayların gidişatını etkileyebiliyor tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi. Saf kötüler, çıkarları uğruna kötülük yapanlar, kötülük karşısında sessiz kalanlar, iyiler ve hiçbir kötülüğe aklı ermeyenler… Çok şey yazılır da büyüsünü bozmak istemiyorum. Bu şaheser bir yıl boşuna beklemiş kütüphanemde. Ve itiraf etmeliyim ki Edmond Dantès’in mutlu sona ulaşması beni rahatlattı. Eğer roman farklı bitseydi, hayatın adaletsizliğinin kitaba da sirayet ettiğini hissedecek ve buna gerçekten üzülecektim.
Monte Cristo Kontu (2 Cilt Takım)Alexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202037,3bin okunma
Spoiler İçerir !
Puan vermedi·88 syf.··
2026 11. kitabı
Kitabımızın ana karakterlerinden biri olan Baron; gençliğin verdiği canlılığı kendinde gösteren, çapkın ve hovarda bir delikanlıdır. Bu adam hayatı günü birlik yaşayan, yalnızlıktan hoşlanmayan bir kişiliktir. Bu tarz insanlar dışarıdan kusursuz gibi dururlar. Kıyafetleriyle, özgüvenleriyle, olduğunu sandıkları entelektüellikleriyle kendilerini çabucak belli ederler. Ama özlerinde en büyük boşluklar bunlardadır, neden mi ? Etik değerleri olmayan, şehvetleri uğruna gözlerini karartan, gündelik yaşamdaki sıradan olayları " şavaşta her yol mübahtır " mottosunu kendi lehlerinde meşru kılma hakkını kendilerinde görerek acizlik derecesindeki davranışları yapmaktan asla çekinmezler. İşte baron gibi karakterlerin bazen hakkından gelmek için on iki yaşlarında cesur bir çocugun dirayet göstermesi yeterli oluyor. Firavun' a bir sinek yeterken kader Baron' a daha cömert davranıp bunu bir çocukla yapıyor. Merak etmeyin baron ölmeyecek ama binbir çabayla uğraştığı amacına ulaşamayacak. Bu son beni onun ölümünden daha bahtiyar etti. Teşekküler zweig...
Yakıcı SırStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202551,4bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
8/10
·320 syf.··
2026 21. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 14:11
Matt Haig’in kalemiyle bir kez daha vedalaştım. Yazar, ruhun giydiği farklı bedenleri ve hayatları birer elbise gibi denemeyi yine çok seviyor. Metin, su gibi akıp giden bir nehir; ancak o nehrin asıl girdabı ve heyecanı son yüz sayfada gizli. Bu eser, sıradan bir olay örgüsünden ziyade, insanlığın o kadim ve parıltılı rüyasını -sağlıklı ve upuzun bir ömrü- mercek altına alıyor. Ve o rüyanın arkasındaki devasa gölgeyi fısıldıyor: Ölümsüzlük gibi uzun yaşamak, aslında mutlak bir yalnızlıktır. Kitapta Shakespeare’in trajik yankılarını, Montaigne’in bilgece dokunuşlarını görüyoruz. Kurgunun zayıflığına inat, satır aralarından sızan o derin felsefe ruhuma fazlasıyla sirayet etti. Gövdesi zayıf ama gölgesi derin, hayata dokunan bir eser bence. Tavsiyedir.
Zamanı Durdurmanın YollarıMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202215,3bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 1. kitabı
Füsunkar bir hikaye yolculuğuna çıkalım desem gelir mısın? Kimsesiz kaldığını düşündüğün an bambaşka bir hikayenin içinde buldun mu kendini... Umut, tam bitti dediğin yerden mi başladı... Ah Füsunkar ne çok saklıyorsun isminde, bir gecmis bir gelecek... Bir uçak kazası sonrası herkesin hikayesi bambaşka yazıldı. Her yol umuda cıktı. Umut'un tutunduğu dal eşinin ölümünden sonra paramparça oldu. Aile bağları, geçmişle hesaplaşmalar, yaşananların karakterler üzerinde bıraktığı trawmalar... karanlıktan kaçmak yerine onun üzerine giden; gözlerini kapatmak yerine kendi içindeki gerçekle yüzleşme cesareti gösteren insanların dönüşümünü anlatıyor bu roman...Umut, bu yüzleşmenin sonunda ulaşılan bir duygu mudur yoksa karakter mi? iyi olan kazanır sozunu sonuna kadar hıssettıgımız bir romandı. Bir annenin saplantılı dusuncesinin ya da karanlığının, kızının hayatına nasıl sirayet ettiği psikolojik bir derinlikle işlenir. Yazarın okuduğum ilk kitabı olmasına ragmen kitabı elimden bırakamadım geçmişin tozlu raflarında dolaşmayı sevenler için harika bir öneri ️ keyifli okumalar dilerim
FüsunkârBahadır Karasulu · Librum Kitap · 20264 okunma
Kasıtlı vazgeçiş'lerden.
Puan vermedi
Geçici bir inceleme. Okumak için yanlış bir dönem, yanlış bir tercih. Okunmayı hak ediyor olduğu gerçeğini suistimal etmeden usulca bırakıyorum kitabı. Bir zaman sonra, belki hüzne ve acıya daha dayanıklı olabileceğim bir zaman yeniden deneyeceğim. Bir yaşamın korkunç acılarına muhatap olmak yaşayan ve yazan kadar olmasa da okuyan için de dirayet gerektiriyor.
Hayata Dair
Büyük Defter - Kanıt - Üçüncü YalanAgota Kristof · Yapı Kredi Yayınları · 20258,5bin okunma
Uzun yazmayacağım dedim ama yine uzun oldu galiba
7/10
·824 syf.··
Beğendi
·
2026 227. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 18:52
Öncelikle kitabın yazarının kim olduğu ile başlamak istiyorum. Giovanni Boccaccio (1313-1375) Orta Çağ Avrupa'sında yaşamış olmasına rağmen o dönemin baskıcı ve salt dini konulara odaklanan yapısının karşısında durmuş; insan doğasını, aşkı ve günlük yaşamı o dönemin skolastik düşünce yapısına karşın gerçekçi bir bakış açısıyla işleyerek İtalyan edebiyatının ve Rönesans hümanizminin kurucularından biri olmuştur. Aynı zamanda içinde 100 öykü barındıran Decameron isimli eseri "ilk modern öykücülük" geleneğini başlatan eser olarak da anılmıştır. 14. Yüzyılda patlak veren, tüm Avrupa'yı kasıp kavuran ve Kara Veba-Kara Ölüm olarak da adlandırılan veba salgını Giovanni Boccaccio nun yaşadığı Floransa' yı da vurur. Yazar birçok yakınını vebaya kurban verir ve bunun üzerine şehirden kaçıp Toscana kırsallarına yerleşir. İşte yazarın Decameron isimli eserinin çıkış noktası da yaşadığı kayıplar, vebanın insanı ürküten gerçekliği olmuştur. Keza yazar kitabına da veba salgını ve bu salgının şehir ve insanlar üzerindeki etkisinden bahseredek başlıyor. Floransa' yı vuran salgın neticesinde insanlar kah sokak ortasında ölüyör, kah evlerinde ölüyor ancak evlerinde ölenlerin çürümüş ceset kokuları dışarıya sirayet etmedikçe kişinin öldüğü anlaşılmıyor, cesetler bazen tek bir mezara üst üste yığılmak kaydıyla gömülüyor, salgın yüzünden ölmüş birinin naaşının kiliseye taşınması için ücretle insanlar tutuluyor zira şehirde ölüyü taşıyacak ne yakını kalmış oluyor ne de gönüllü taşıyacak birileri.... İşte böyle bir ortamda vebanın soğuk soluğundan kaçmak, bu karanlık günlerden biraz uzaklaşmak isteyen 3'ü erkek 7'si kadın 10 kişi şehri terk ederek, kırsal alanlara doğru yolculuğa çıkıyor. Bu yolculukta kötü günleri anmamak, biraz da salgının etkilerinden uzaklaşabilmek için kendi aralarında bir karara
1000Kitap
DecameronGiovanni Boccaccio · Alfa Yayınları · 20201,553 okunma