Bursa, sadece bir şehir değildi. Baştan aşağı bir şiir gibiydi; ama sadece bir şiir de değildi; aynı zamanda o şiirin altında peçelenmiş bir matematik vardı. O, sadece mistik bir ruhun ifadesi de değildi. Bir mimari vardı. Bu mimarinin gerisinde, ahenkler, armoniler ifade eden, hani ayın hilal şeklinde görüldüğü zamanki şekli gibi bir mimarî; o mimarînin gerisinde de adeta gizli, özde erimiş bir matematik vardı.
Günümüzde gelenek nasıl taklit yoluyla sürdürülüyorsa, modernlikte taklit yoluyla sürdürülüyor. Körü körüne gelenekçilik, körü körüne modernlik gibi iki aşırılık arasındayız. Modern zamanlarda yaşanan gelişmeler, oluşumları, altüst oluşları eleştirel bir dikkatle yorumlayabilen İslami bir eğitim tarzı oluşturabilmeliyiz.
Düşünsel, kültürel, entelektüel meraktan yoksun olduğumuz için yeni çözümlemeler yapamıyoruz. Sıradanlıkların hepimizin üzerindeki kısıtlayıcı etkisi sürüyor.