*Bu post altına yorum olarak
Ben Kimim? Bilmeceli HayvanlarBen Kimim? Bilmeceli EşyalarBen Kimim? Bilmeceli Meslekler
üçünü de ekleyerek "Katıldım" yaz.
* Bu postu retweet et yani kendi sayfanda paylaş.
*Hepsi bu kadar.
*Takip mecburiyeti yoktur.
*1 Ocak 2025 saat 20.00 da sonucu açıklayacağım. Bu saat itibariyle "Katıldım" yorumu en fazla beğeni alan 3 kişi hediyeyi kazanmış olacaktır.
*Zaten çekiliş veya kura olmadığı için şeffaf şekilde herkes süreci ve sonucu takip edip görebilecektir.
*Kitapların kargo ücreti bana aittir.
*Bu üç kitap; ana sınıfı 1 ve 2. sınıf çocukları için hayvanları, eşyaları ve meslekleri tanıtıp sevdirmek düşüncesi ile bilmece tarzında kaleme alınıp resimlendirilmiştir.
Mutlu Kılıç
*Beni takip et.
*Bu post altına yorum olarak
Mutlu KılıçBirikimHer Şeye Rağmen MutluyumHer Güne Yeni Bir Şiir
dördünü de ekleyerek "Katıldım" yaz.
* Bu postu retweet et yani kendi sayfanda paylaş.
*Hepsi bu kadar.
*1 Nisan 2024 saat 20.00 da sonucu açıklayacağım. Bu saat itibariyle en fazla "Katıldım" yorumu beğeni alan 3 kişi hediyeyi kazanmış olacak. Kendi yorumunuzu kendiniz de begenebilirsiniz.Önemli olan en fazla beğeniyi almak.
*Kargo ücreti tabi ki bana aittir.
*Zaten çekiliş veya kura olmadığı için şeffaf şekilde herkes süreci ve sonucu takip edip görebilecek.
*Üç kitabım da yeni piyasaya çıktığından yazarı ve kitaplarımı takip edip beğenip okuyacaklarınıza eklerseniz çok sevinirim.
*Daha önce benden kitap kazananlar (diğer arkadaşlara da fırsat vermek için) yarışmaya katılamazlar. RT yapıp yarışmacılara destek olurlarsa sevinirim.
Bana bir gün İlyas-ı Habır isimli bir Mardinlinin hikâyesini anlatmıştı. İlyas’ın Roma’da bir restoranda çalışan akrabaları varmış. Onları ziyarete gitmiş. Akrabaları her gün çalışmaya gidince o da sokağa çıkıyor, Roma’da bilmediği yollarda dolaşıp duruyormuş. Bir gün yolu park gibi nefis bir yere düşmüş. Orada çiçekler, ağaçlar, göller arasında gezmeye başlayınca gözüne birtakım mezarlar çarpmış. Mezarlar birer mutluluk tablosu gibi mermer heykellerle, binbir renkli çiçekle süslüymüş. Ama mermerlerin üzerindeki yazıları görünce çok şaşırmış. Çünkü kiminin üstünde 21 gün, kiminin 34 gün, kiminin 17 gün yaşadıkları yazılıymış. O dili bilmese de, mezar taşlarının üzerindeki sayıların bunu gösterdiğini anlamış. Mezarların boyları da bebek mezarı olamayacak kadar uzunmuş. Bu işe hayret etmiş, bir anlam verememiş, İtalyancası olmadığı için parkın bekçisine de soramamış. Evde akrabalarına anlatmış, izin gününde beraber o parka gidip bu işin sırrını çözmelerini rica etmiş. Bir tatil günü hep beraber gitmişler, parkta bekçiyi bulmuşlar, ona mezarlarda yazılı günlerin sırrını sormuşlar. Bekçi, “Burası özel bir mezarlıktır” demiş. “Buraya gömülen insanlar mezar taşlarının üstüne gerçek yaşlarını değil, hayatta mutlu oldukları günleri yazarlar. Kimi 21 gün mutlu olmuş, kimi 37 gün. 52’yi geçen çıkmadı daha.”
Bekçiye teşekkür edip ayrılmışlar.
İlyas bir süre sonra Mardin’e dönmüş. Uzun bir ömür sürmüş, sonra bir gün hastalanmış. Ölüm döşeğinde oğullarını başına toplamış ve demiş ki:
“Size bir vasiyetim var. Mezar taşıma aynen şöyle yazacaksınız: İlyas-ı Habır bitti / Anasından doğru kabre gitti.”