Bu arada hatır-ı hümayunlarina Kuranı Kerimi basan bir matbaanin nasıl çalışacağı meselesi gelmiş ve bana bazı şartlar koşmuştu:
1- Kuranı mübini basacak matbaaya alacağınız elemanların takva ve Kuran hurmetkarligindan emin olmalısınız,
2-Matbaaya bir hamam yaptırıp işçilerin sabah geldiklerinde gusül abdesti alıp ise almalarını temin edeceksiniz,
3-İşçiler abdestehaneye gidecekler, çıktıklarında abdest alarak ise başlayıp başlamadiklarinı kontrol edeceksiniz.
Böylesi bir ruh, özgürlük adına ve uğruna ,daha çok uzaklaşacak kurtulus adına adeta bir daha kurtulamaz hale gelecektir. Özgürlüğü tutsaklık sanacak, tutsaklığı özgürlük. Yamuk bir adeseden bakmaktadır o dünyaya doğru olanı yamru yumru eğri, eğri olanı dümdüz görecektir. Ebedi ve ezeliği Allah'a teslim olmayı bir tutsaklık sayacaktır da aslında hayatları bir zavallılık ağıyla örülü bir takım kişileri tanrıymışlar gibi tapacak ve bunu özgürlük,eşitlik diye nitelendirecektir. Tarihin derinliklerine kök salmış bütün bir insanlık medeniyetler tarihini şah damarından, kalbinden ve en alt tabakalarından izlemiş verimlendirmiş olan din vakıasını batıl inanca indirgemekle acele edip, hemeninden daha dün doğmuş, eksiklikler ve ilişkilerle dolu sığ ve çürük ideolojiler onların devrimlerine, ebedi hakikatlermiş gibi sarılmayı ve özgürlük atılım mı diye kimliklendirecektir.