Sana bu kelimeleri ve bütün kelimeleri veriyorum
Yaşayacağın kelimeleri, seveceğin insanların, gideceğin yerlerin hepsini
Sevmek ki aynı anda hem yakında tutma hem de serbest bırakma anlamına gelir
Bütün şeyleri, her şeyi, hep birlikte
Şimdi daimadır; bu büyü ile kıldım onu öyle.
Sevgiyi çok az anlıyoruz ve korkunun araya girmesine izin veriyoruz: Beceremeyeceğimiz veya hazır olmadığımız ya da her şeyi batıracağımız korkusunun. İyi sevemeyeceğimiz ya da belki yeterince sevemeyeceğimiz korkusunun.
Korkunun eş ve karşıt bir güç değil de daha çok sevgi eksikliği, çarpık ya da yoldan çıkmış bir şeyin belirtisi ya da işareti olduğunu. Ama yanlış seçimler yapmaktan çok korkuyorum. Yanlış şeyi yapmaktan. Senin hayatına engel oluşturacağım diye ödüm kopuyor. Çocuklarım için paramı, canımı veririm; ama kendim olmaktan feragat edemem. Kendime bu doğru mu diye sormaya -belki cevaplamak daha doğru bir fiil olur- cesaret edemiyorum.