Her şeyden uzak
Serin ıslak bir sonbahar sabahında
Yağmuru geçirmeyen duvarlarıma nazaran
Aklım bir avuç suda boğulmuşcasına.
Hem biraz utanç biraz keder
Gencecik bedenimde uyum sağlamaktan yorulmuş
O an da kalmaktan
Ya da artık kalamamaktan
Tekrar tekrar oynanan piyes tadında
Gün geçtikçe daha da bayat.
Hoyrattır bu akşamüstüler daima.
Gün saltanatıyla gitti mi bir defa
Yalnızlığımızla doldurup her yeri
Bir renk çığlığı içinde bahçemizden,
Bir el çıkarmaya başlar bohçamızdan
Lavanta çiçeği kokan kederleri;
Hoyrattır bu akşamüstüler daima.