Alışma kimseye Çünkü herkes birgün gider
Hayata Dair
Çok sıkıcı birgün🤦🏼‍♀️
Edebiyat
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kimseyi gözünde büyütme, sen dinlersen konuşabilirler , sen umursarsan değerliler. Eğer birgün vazgeçersen yarın yoklar.
Her Abdest aldığımızda aklımıza bu kıssa gelsin... Birgün Hz. Osman Radiyallahu anh abdest alıyor. Abdest bitiyor, gülmeye başlıyor. Yanındakiler, hayırdır inşaAllah ya Osman diyorlar. Hz. Osman Radiyallahu anh anlatıyor; Bir gün, benim şu abdest aldığım yerde Resûlullah sallallahu aleyhi vesselam abdestini aldı, gülmeye başladı. Ya Resulallah niye güldünüz ? diye sordum Gönüller sultanı buyurdu ki; Bir müminin abdestte, yüzünü yıkarken, bütün küçük günahlarının, suyla beraber aktığını görüyorum.Elini yıkarken, başını mesh ederken, ayaklarını yıkarken, bütün günahlarının döküldüğünü görüyorum. Ümmetim kurtuluyor diye seviniyorum. Ben gülmeyeyim de kim gülsün ?" Rabbim hepimizi Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesselamin yanına komşu eylesin. Amin
Din İslam
Onu ilk gördüğüm günü hatırlıyorum. Hep bu koltukta otururdu. Aylar böyle sürüp gitti. Her gün gelen isimsiz gülleri hep o gönderirmiş. Artık ona iyice alışmıştım. Sahneye çıkar çıkmaz gözlerim onu arardı. Sonra birgün gül gelmedi, o da gelmedi. Ertesi gün ve daha ertesi gün gene yoktu. Sonraki gün güller geldi ama o gelmedi. Ona öylesine alışmıştım ki dayanamadım soruşturdum. Aylarca gelip giden sessiz ve sıcak bakışlı adamım kimdi? İki gun sonra öğrendim hastanedeymiş. sırtından üç kurşunla vurmuşlar. Kimliğini öğrenince şaşırdım, meğer bizim sessiz ve sıcak bakışlı adamımız İstanbul'un gayrı meşru bütün işlerini çeviren büyük Fırat'mış. Hastaneye ziyaretine gittim. Sevinçten gözleri doldu. Günler sonra uslu bir çocuk çekingenliğiyle oyuna geldi. Kendisini aradığım için çok mutlu olmuş, teşekkür etti. Ben onun hayatında devamlı kanayan kırmızı bir gülmüşüm.Konuşurken utanıyor, yüzü kızarıyordu. Hiç güldüğünü görmedim. Sanki yüzünde geçmişin bütün kederlerini taşıyordu. Günler geçtikçe onsuz edememeye başladım. O benim için vazgeçilmez, uzağında yaşanılmaz bir hale geliyordu. Bir gün beni anasına götürdü. Anası çok sevdi beni. Boynuma sarılıp ağladı. "Yavrum bu deli herife sahip çık, onu kurtarırsan sen kurtarırsın" dedi.Her an ölümün eşiğinde bir adamdı. Belinde silahı, her an vuruşmaya hazır, ölüme hazır yaşıyordu. Yaşadığı hayat onu her an benden alıp götürebilirdi. Onu kurtarmak, onu yaşatmak zorundaydım. Benim hüzünlü ve kederli sevgilim ölmemeliydi. Su testisi su yolunda kırılmamalıydı. Kollarının sıcağında bir ömrü beraber bitirmeliydim.Kırları, tahta masalı kahveleri severdi. Ömrü hapislerde geçmiş, insanların hep kötü yanlarını görmüş. Bazen ona çocuk masalları anlatırdım. Gözlerini benden ayırmaz, sessiz, uslu, saatlerce dinlerdi. Bir gün bana "Senin
Aşk
Birgün bir yıldız kaydı gökyüzünden. Ve ben bir mucize diledim Allah'tan. Sonra sen çıktın karşıma. Tam mucizelerin gerçek olacağına inanmaya başlamıştım ki uyandırıldım. Rüyalarımı bile çalmıştın benden. Şimdi gökyüzündeki tüm yıldızlar yere inse seninle ilgili tek dilek dilemezdim. Beddua edecek değilim. Fazlası değil. Yalnızca yaşattığını yaşa..