Onun gördüğü dünya, vahşi ve zalimdi; herhangi bir sıcaklık barındırmayan; sevmelere, okşamalara, şefkate ve ruhların ışıltılı yumuşaklığına yer vermeyen bir dünyaydı.
“Cimri hayatın bizden esirgediğini, rüya bol keseden verir. Hem, gerçeklik dediğimiz nedir ki? Neye dönüşür, ondan geriye ne kalır? Yaşadıklarımız da bir süre sonra hayal gibi gelir bize, zamanla rüya gibi solup gider onlar da.”