Ben önce maviyi sevdim
Sonra seni.
Şimdi sen bana Mavi oldun ya
Yokluğunda naparım mavisiz...
Hep gece mi olur?
Denizler kurur mu bana,
Ruhumu kanatarak
Seni hatırlamak uğruna
Bakabilir miyim Mavi'ye?
Çevirebilir miyim yüzümü göğe?
Gök gözlü çocuklar ölür mü birer birer,
Mavi baştankaralara kıran mı girer?
Nasıl severim senden sonra...
Nasıl bakarım mavi mavi
Utanmadan nasıl yazarım şiirlere,
Adını Mavi diye?
Yalnızca elleriyle çalışan kişi
bir işçidir.
Ellerini ve beynini kullanan kişi
bir zanaatkârdır.
Ellerini, beynini ve kalbini kullanan kişi ise bir sanatçıdır.
Elbette ağlayacağım,
Elbette kızacak, bağıracak, haykıracağım,
Elbette zaman zaman paramparça olacağım.
Ama hep ayağa kalkacak, ne olursa olsun
o parçaları birbirine tutturacağım..
Ve asla içimde "kaybettin" diye haykıran o sese hiçbir zaman inanmayağım.
Umudum ellerim olacak
Ve her kaybettiğimde yeni bir gerçeklik yoğuracak bana.
Sevilmediysem silecek, haketmeyene o saygıyı vermeyeceğim...
Birgün sizler için çok geç olacak
Sevgi kazanmak için biriktirilmiş kuponlar gibi savuracağım sizi
İnsanlığınızda, sevginizde sizin olsun!
Aileniz, toplumunuz sizin olsun!
Adama dağ gibi , kadına köle gibi bakan
Kültürünüz sizin olsun!!
Sizin olsun yapmacık sevgiler...
Ben kendimi seçiyorum.
Kırk kemiği kırk yerinden kırılmış
o kız artık özgür kalsın,
Yalnız kalsın kedilerle, köpeklerle,kuşlarla...
Ve dilerim ki,
Bir şiirime bile denk gelmeyin,
Mavime katmayın çamurlu karanlığınızı.