Yalnızca elleriyle çalışan kişi
bir işçidir.
Ellerini ve beynini kullanan kişi
bir zanaatkârdır.
Ellerini, beynini ve kalbini kullanan kişi ise bir sanatçıdır.
Elbette ağlayacağım,
Elbette kızacak, bağıracak, haykıracağım,
Elbette zaman zaman paramparça olacağım.
Ama hep ayağa kalkacak, ne olursa olsun
o parçaları birbirine tutturacağım..
Ve asla içimde "kaybettin" diye haykıran o sese hiçbir zaman inanmayağım.
Umudum ellerim olacak
Ve her kaybettiğimde yeni bir gerçeklik yoğuracak bana.
Sevilmediysem silecek, haketmeyene o saygıyı vermeyeceğim...
Birgün sizler için çok geç olacak
Sevgi kazanmak için biriktirilmiş kuponlar gibi savuracağım sizi
İnsanlığınızda, sevginizde sizin olsun!
Aileniz, toplumunuz sizin olsun!
Adama dağ gibi , kadına köle gibi bakan
Kültürünüz sizin olsun!!
Sizin olsun yapmacık sevgiler...
Ben kendimi seçiyorum.
Kırk kemiği kırk yerinden kırılmış
o kız artık özgür kalsın,
Yalnız kalsın kedilerle, köpeklerle,kuşlarla...
Ve dilerim ki,
Bir şiirime bile denk gelmeyin,
Mavime katmayın çamurlu karanlığınızı.
Ben bir hurma dalıyım.
Zaman kumları savrulur hergün,
Bir kum saati kırılır,
Parçalanır, ufalanır etrafımda.
Herşey bitti sandığımda,
Yeniden doğar güneş
Isıtır kumları,
Lâkin yanan yüreğimdir.
Kumlar gözlerime dolar,
Göz kırpsam bin kum saati
kırılıp dökülür saçılır yerlere
Bu dağılışı kimse toparlayamaz.
Rüzgar katar önüne hepsini;
Savrulur, dağılır, toplanır
Ama artık bir kum saati etmez hiçbiri...
Ben bir hurma dalıyım,
Yanar yüreğim.
Ruhum sana bağlıdır,
Kalbim sana mecbur...
Koparmak isterler beni senden,
Gölgenden uzakta öleceğimi bilmeden...
Selam ver sen güneşe,
Eşlik et kurda kuşa,
Gel vicdanımızla başbaşa,
Güzel bir gün geçirelim.
Hayat mağlum hızlı akar,
Güzel insan güzel bakar,
Dünya malı neye yarar,
Hayırlı dost edinelim.