"Adın Momo'ydu değil mi?"
"Evet."
"Güzel bir ad. Ama ben şimdiye kadar hiç duymadım. Sana bu adı kim taktı?"
"Ben, kendim."
"Sen kendin mi taktın?"
"Evet..."
"Ne zaman doğdun?"
Momo biraz düşündü, sonra dedi ki:
"Hatırladığım kadarıyla hep varım."
Seyirciler, heyecanlı olsun, komik olsun, sahnedekileri kendi günlük hayatlarından gizemli bir biçimde daha gerçekmiş gibi görüyorlardı.
Başka gerçeği izlemeyi seviyorlardı.
Duygularımız haber kaynaklarıdır. İç dünyamızdan ve etrafımızdaki dünyadan bir etki-tepki meselesi olarak ortaya çıkarlar ve bir ihtiyaçtan dolayı doğarlar. Hiçbir duygu öylesine, tesadüfen, kendiliğinden, boş yere, sebepsiz oluşmaz, boş yere hissedilmez.