"Mümtaz,çok defa, onun uzaktan gelişinin kendisinde bıraktığı hissi tahlile çalıştı. Ve neticede bunun bir nevi zihni kamaşma olduğuna karar verdi. Sanki o,yolun başında görünür görünmez her şey silinirdi. Bütün endişeler görünmez olur,halecanlar diner ,sevinç bile eski parlaklığıni kaybederdi. Çünkü yakindaki Nuran,varlığından taşan büyüyü yanlız bir tek şey,bir tek insanda kullanırdı; alıp avuclari içinde aydınlık bir hamur haline getirdiği Mümtaz 'da."
"Asıl mühim olan şey insandır. Gerisinden bana ne?.. Belki bir insan hayatı zamanın fırınında ateşe attığımız bir kagit kadar çabuk yanıyor. Belki hayat ,hakikaten bazı filozofların dediği gibi , gülünç bir oyundur. Tam bir ümitsizlik içinde bir yığın karar kılıklı tereddüt ve küçük, ümitsiz savunmalardir, hatta hulyadir. Ama, gerçekten yaşamış bir insanın ömrü yine mühim bir şeydir . Çünkü ne kadar gülünç olursa olsun biz yine hayatı tam inkar edemiyoruz . Onda kafamızın vehimleri olsa bile ,iyi,kötü diye kıymetler arıyoruz . Aşka ,ihtirasa yer veriyoruz. Sanatkarcasina yaşamanın,küçük hesap ve israflarda kaybolmanin farklarını buluyoruz."