Mayıs

Mayıs
@birsebastian
BİRAZ SPOİLER İÇERİR
6/10
·368 syf.·
2024 5. kitabı
10/10 luk hisler uyandırdığını söyleyebileceğim kitaptı doğrusu ama insan olmanın özü olsa gerek ki kibrimin de uyandırdığı bir anlamsızlık kızdım Knut karakterine. Bir amacı olmayan değil de amacından sapmış bir ruhun kaybını izledim 300 küsur sayfa da. Haliyle öfkelenmemek yersiz olurdu. Ama yazarın da dediği gibi 'insan özünü anlamak çok zordu gerçekten' sorun değildi ve sonuna kadar büyük bir ilgiyle devam ettim. Araya girmiş onca ayın da hatrı varken devam etmemek olanaksızdı. Baş karakterin olayları zihinsel yönden aktarımını doğa üzerinden dolaylı yoldan sağlamış ve sanki tüm yaşlılığında ki ihtiyatlı tavrının kayıtsızlığını anlamlandırmak istiyor gibi hissettirdiğini hatırlıyorum. Kabul bu bazen yorucuydu. Bir kez daha aşkın sanata olan sadakatini savunuyor bir yazarımız da. Kadın öldü ama Knut'a göre yıllar öncesinden ölmeye başlamıştı. Çünkü kadın da canlıydı ve en fenası değişmekte olanın hası yani insandı. Aşık olanın buna kayıtsızlığı ancak onun önceden öldüğünü varsayarak mümkün olurdu. Öyle de oldu. Ruh hastalanınca beden yatağa düşerdi çünkü. Knut'a göre kadın hastalanmıştı, hiçbir şeyle ilgilenmiyordu. Bilhassa kendisiyle. Zaten dünyaya sanatıyla doğmuş her kadının nankörlüğü de bu değil midir? Yüzyıllarca bir çok yazarı ve filozofu derdine düşüren. Kadınların akıl almaz tutku aşkı. Yanıp tutuşmaları ve sonunda ışığı sönmüş birer yaratık olarak gömülmeleri. Nietzsche'de bunun hakkında şöyle söylemişti Öteki Dans Şarkısında 'Biliyorsun sana karşı iyi olduğumu, hatta zaman zaman fazlasıyla iyi: ve bunun nedeninin de senin bilgeliğini kıskanışım olduğunu. Ah, bilgelik denen bu çılgın yaşlı kadını! Günün birinde bilgeliğin kaçıp giderse senden, ah! Benim sevgim de kaçıp gider senden.' (Ahh kadınlar. Ne kolaydı onlar için sanatından vazgeçmek..) İşte
GöçebeKnut Hamsun · Ren Kitap · 2023756 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Okuduğunuzu anlamadığınız spoiler içerir.
6/10
·512 syf.·
2023 9. kitabı
Uzun bir serüvenin sonunun 300 dolarlık ama hevessiz açılmış zarfı gibi hissettirmeyi nasıl başardığını hala anlayamıyorum ama oldukça çileden çıkarıcı ve tatmin edici olduğunu da söyleyebilirim. Yazar çığır aşmış bir aşılamayla insanı avucunda tutmayı ve bekletmeyi iyi kavramış olacak ki okurken kıvrandığımı hatırlıyorum. Sonunu getirmekte zorlandığımı ve sonunu okumanın zamanı olmadığı düşüncesiyle bırakacakken, yazar yine elime tutuşturmayı başardı kalemini ve şuan da bu satırları yazarken biraz daha sona yaklaşmış buluyorum kendimi. Lakin pek uzakta değil. Kitap bitmemiş olsa da kitabın ben de ki etkisi güzelliğe hizmet etmem gerektiği hakkında ki Brissenden tutumunun hat safhası oldu. Ve gerçekten böyle bir güzelliğin kölesi olmaktan epey mutluyum. Ve sona bu kadar yaklaşmışken sonuca vardıktan sonra söyleyeceğim tek konu da şu ki aylaklığıyla ün salmış ve çalışırken içmek zorunda olduğunu söyleyen joe'nin unutulmaz repliği olurdu "Hastanedeydim bir keresinde, tifo olmuştum... Hastanedeyken canım hiç içki istemedi. Komik değil mi sencede?" Kitabı bitirmek tifo olmak gibi Ve kitabı okurken de cebinde tütün ve saracak kağıt aramak gibiydi Ama şimdi de dinlenme vakti Evet kitap bitti Ve Martin'in de sonunu getirdiği gibi bu ilk ve belki özensiz incelememin (doğrusu sadece bir düşseli aktarımımın) sonunu getirmek istiyorum. Aşağıda bir yerlerde karanlığın içine düştü. Bütün bildiği buydu. Karanlığın içine düştüğü. İşte o an tüm bildiği, bilmekten vazgeçtiğiydi.
Düşünce
Martin EdenJack London · Lilith Yayınevi · 2019135,2bin okunma