İnsan zaîftir, belaları çok.Fakirdir, ihtiyacı pek ziyade. Âcizdir, hayat yükü pek ağır. Eğer Kadîr-i Zülcelal'e dayanıp tevekkül etmezse ve itimad edip teslim olmazsa, vicdanı daim azab içinde kalır. Semeresiz meşakkatler, elemler, teessüfler onu boğar.
O kadar sevdiğin mal ve evlâd ve perestiş ettiğin nefis ve heva ve meftun olduğun gençlik ve hayat zayi' olup kaybolacak, senin elinden çıkacaklar. Fakat günahlarını, elemlerini sana bırakıp boynuna yükletecekler.
Perestiş etmek : Tapma derecesinde sevgi duyma.·Kitabı okudu
Bir padişahın kıymettar bir hediyesini sana getiren bir miskin adamın ayağını öpüp, hediye sahibini tanımamak ne derece belâhet ise, öyle de; zahirî mün'imleri medih ve muhabbet edip, Mün'im-i Hakikî'yi unutmak; ondan bin derece daha belâhettir.
BELAHET : Kalın kafalılık,ahmaklık. MÜNİM : nimet veren. MEDİH : övgü·Kitabı okudu
Yüzünden okunurdu hüznü.Fakat ben onun bu hüznünü de ancak yıllar sonra anlayabildim.Bir şeyi görmek için sadece gözlerin olması yetmiyor.Bilginin de idrakin de hayat tecrübesinin de olması gerekiyor.