Bizler, yani biz ötekiler, insanları “mükemmel" olmaya zorluyoruz. Bunu da maalesef dedikodu mekanizmasını ayakta tutarak sağlıyoruz. Onun saçı böyle, onun kocası şöyle, onun evi şurada, bunun arabası orada, yemeği yenmez, evine gidilmez, çocuğu kaçmış, kaşı kalkmış, az sevmiş, çok ağlamış...
İyi kadınların hepsi çok güzeldir, onlar prensestir. Eğer bir kadın çirkinse, cadı ve kesin kötü kalplidir." algısı masallar yoluyla çocuk yaşlardan itibaren empoze edilince, belki de böyle olduk. Bilemiyorum...
Modanın kelime kökeni Latince "modernus" kelimesinden gelir ve "şu anki zaman" demektir. "Hemen, şu anda tam istediğimiz gibi ol!" demektir bir nevi; "Çok meseleyi üstünde düşünme, demlenmesini bekleme, kıyas yapma; şu an ne gerekiyorsa onu yap!" da demektir bir bakıma "moda".
Sıkıntı, insanların içsel huzursuzluklarının ancak alışveriş yaparlarsa ve harika görünürler ise bu sıkıntının üstesinden gelebilecekleri iddiası ile başladı.