ben eski ben değildim; çağırsaydım getirseydim de konuşsaydım onunla, duymaz anlamazdı beni. yüzü eskiden tanıdığım birinin yüzü olurdu da benim yüzüm olmazdı, benim bir parçam bile olmazdı.
kim olduğuna dair fikri yoktu. başkalarının kim olduğuna ve sonlarının ne olacağına dair fikri de. ona göre dünya sanki bazı şeylere izin veriyor, diğerlerini cezalandırıyordu. ne bir sebep, ne bir açıklama, ne adalet ne de umut vardı. sadece şu an vardı ve bunu kabullenmek daha iyiydi.
gitmek, başka birisi olmak, başka bir yerde olmak, hareket etmek ve hiç durmamak istiyordu. yine de içindeki ses ne kadar hareket etmek için çığlık atsa, o kadar bir yere ve bir hayata saplanıp kaldığının farkına varıyordu. amy, belki bin hayat yaşamak istiyordu ama hiçbiri şimdiki hayatı değildi.