Sen daha ancak birkaç aylıkken, daha hala bebek arabasının eklenti kısmına sığan kundağa sarılı bir küçük paketken, tepenin etrafında dolaşan o uzun yürüyüşlere başladım. Dışarıdan bakıldığında yine eski formuma dönmeye çalıştığım sanılabilirdi ama aklımı geri kazanmaya çalışıyordum.
“Onlardan önce böyle düşünmezdim” diye sonuçlandırdı, çocuklarını göstererek. “Ama şimdi ölemeyiz, anlıyor musun? Mümkünü yok, ölemeyiz.” “Önümüzdeki birkaç on yıl boyunca bu böyle.”
Soğanların başında ağladım. Havuçları doğradım. Kaç tane sebze soyduğumu merak eden ilk kadın ben değilimdir herhalde. Bu sayının mezar taşlarımızda sergilenmesi gerekir: Bu kadın şu kadar tohum patates soydu. Bayan bilmem neye kulak verelim! Peki kocası? O da sadece yedi.
Kadın inişe geçtiğinde ihtiyacı olan en son şey, birinin ona neden moralinin bozuk olmaması gerektiğini söylemesidir. Kadının aradığı, yanında olacak, onu dinleyecek ve anlayış gösterecek biridir. Erkek, kadının neden bu kadar benzin hissettiğini anlamasa bile, sevgi, ilgi ve desteğini sunabilir.